Türk Hava Yolları (THY), 90. kuruluş yılı kapsamında hazırladığı kurumsal sunum ve stratejik vizyon çalışmasıyla operasyonel kapasitesine, insan kaynağına, filo yapısına ve gelecek hedeflerine ilişkin güncel verileri paylaştı. “Birlikte Zirveye” vizyonu doğrultusunda hazırlanan çalışmada, şirketin bugün ulaştığı küresel ağ, kabin hizmetleri organizasyonu, filo yapılanması, kurumsal başarıları ve 2050 yılına kadar uzanan stratejik hedefleri ayrıntılarıyla ortaya konuldu.
Rapora göre THY, 133 ülkeye gerçekleştirdiği tarifeli uçuşlarla bu alandaki dünya liderliğini sürdürürken, toplam 358 destinasyondan oluşan uçuş ağıyla küresel havacılığın en yaygın ağlarından birini işletmeye devam ediyor.

Küresel uçuş ağı büyümeye devam ediyor
Paylaşılan verilere göre Türk Hava Yolları’nın destinasyon ağının önemli bölümü Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarında bulunuyor.
Şirket, Avrupa’da 127, Afrika’da 65, Uzak Doğu’da 48, Orta Doğu’da 37, Amerika kıtasında 26 ve Avustralya’da 2 destinasyona uçuş gerçekleştiriyor. İç hatlarda ise 53 noktaya tarifeli sefer düzenleniyor.
Ülke bazında değerlendirildiğinde THY’nin uçtuğu ülkelerin yüzde 33,08’ini Avrupa ülkeleri oluştururken, Afrika kıtası yüzde 30,83’lük payla ikinci sırada yer alıyor. Asya ülkeleri ise yüzde 27,82’lik oranla şirketin en güçlü operasyon bölgeleri arasında bulunuyor.
Son yıllarda özellikle Avustralya, Amerika ve Afrika kıtasında açılan yeni hatların, şirketin küresel büyüme stratejisinin önemli parçalarından biri olduğu belirtiliyor.

Kabin hizmetlerinde 16 bini aşkın personel görev yapıyor
THY’nin hizmet kalitesinin temel unsurlarından biri olarak gösterilen Kabin Hizmetleri Başkanlığı bünyesinde toplam 16 bin 303 kabin ekibi görev yapıyor.
Kadro dağılımına göre personelin 10 bin 985’i kabin memuru olarak görev yaparken, 3 bin 876 personel kabin amiri, bin 442 personel ise purser (kıdemli kabin amiri) unvanıyla uçuş operasyonlarında görev alıyor.
Şirketin uluslararası operasyonlarının gerektirdiği çok kültürlü hizmet anlayışı kapsamında 232 yabancı uyruklu (expat) kabin personeli de görev yapıyor.
Kabin ekibinde kadın çalışanlar çoğunluğu oluşturuyor. Verilere göre 10 bin 356 kadın ve 5 bin 947 erkek kabin görevlisi THY filosunda hizmet veriyor.
THY Grubu 552 uçaklık filoya ulaştı
Raporda yer alan verilere göre Türk Hava Yolları Grubu, ana marka THY, AJet ve Turkish Cargo operasyonlarıyla birlikte toplam 552 uçaktan oluşan büyük bir filoyu yönetiyor.
Ana marka Türk Hava Yolları filosunda 407 uçak bulunurken, ortalama filo yaşı 9,5 olarak hesaplandı.
Filoda öne çıkan uçak tipleri arasında 69 Airbus A321 NEO, 40 Boeing 737-800, 37 Airbus A330-300, 35 Airbus A350-900 ve 35 Boeing 777-300ER yer alıyor.
Yakıt verimliliği yüksek yeni nesil uçak yatırımlarının sürdüğü filoda A321 NEO’ların yaş ortalaması 3,8 yıl, A350-900 filosunun ise yalnızca 2,6 yıl seviyesinde bulunuyor.

AJet filosu büyümeyi sürdürüyor
THY Grubu bünyesinde faaliyet gösteren AJet’in filosu 117 uçağa ulaştı.
Şirket filosunun yaş ortalaması 9,1 yıl olarak açıklanırken, filonun en genç bölümünü Boeing 737-8 MAX uçakları oluşturuyor.
AJet filosunda 35 adet Boeing 737-8 MAX’ın yaş ortalaması 1,10 yıl seviyesinde bulunurken, AJet Hava İşletme Sertifikası (AOC) altında hizmet veren 7 Boeing 737-8 MAX uçağının yaş ortalaması ise yalnızca 0,40 yıl olarak kaydedildi.
Turkish Cargo küresel lojistikte büyüyor
THY’nin hava kargo markası Turkish Cargo ise 28 uçaktan oluşan filoyla faaliyetlerini sürdürüyor.
Kargo filosunun yaş ortalaması 12,8 yıl olarak açıklanırken, operasyonların bel kemiğini 12 Boeing 777F ve 10 Airbus A330-200F tipi kargo uçağı oluşturuyor.
Özellikle Boeing 777F filosunun 5,20 yıllık yaş ortalaması, şirketin uluslararası kargo taşımacılığı alanındaki modernizasyon çalışmalarını ortaya koyuyor.

Marka değeri 2,9 milyar dolara yükseldi
Raporda THY’nin son yıllarda elde ettiği kurumsal başarılar da yer aldı.
Brand Finance değerlendirmelerine göre Türk Hava Yolları, üst üste dokuzuncu kez “Türkiye’nin En Değerli Markası” seçildi.
Şirketin marka değeri son değerlendirmede yüzde 27 artış göstererek 2,9 milyar dolara ulaştı.
THY ayrıca Türkiye’ye en fazla döviz kazandıran şirket olarak “İhracatın Şampiyonları” ödülüne layık görüldü.
Çalışan memnuniyetine yönelik uygulamaları kapsamında ise üst üste dördüncü kez “Happy Place to Work” sertifikasını almaya hak kazandı.
Şirket, uluslararası marka görünürlüğünü artırmak amacıyla RBC Canadian Open Golf Turnuvası’nın yanı sıra İstanbul Müzik Festivali ve İstanbul Caz Festivali gibi önemli organizasyonların sponsorluklarını da sürdürüyor.
“Birlikte Zirveye” vizyonunda 2050 hedefi karbon nötr havayolu
Raporda yer verilen uzun vadeli stratejik yol haritasında THY’nin önümüzdeki yıllara ilişkin temel hedefleri de sıralandı.
Buna göre Turkish Cargo’nun 2028 yılına kadar pazar payı ve hizmet kalitesi açısından dünyanın ilk üç hava kargo markası arasına girmesi hedefleniyor.
Operasyonel performans kapsamında 2033 yılına kadar zamanında kalkış (On-Time Performance) oranının yüzde 85 seviyesine çıkarılması amaçlanıyor.
Şirket ayrıca önümüzdeki üç yıl içerisinde dünyanın en dijital havayollarından biri olmayı hedeflerken, beş yıl içerisinde küresel ölçekte en prestijli elit havayolu markaları arasında yer almayı planlıyor.
Kurumsal vizyon kapsamında Türkiye’nin kültürel ve turistik değerlerinin uluslararası platformlarda daha etkin şekilde tanıtılması da şirketin öncelikli hedefleri arasında gösteriliyor.
Sürdürülebilirlik alanında ise THY’nin en önemli uzun vadeli hedefi 2050 yılı itibarıyla net karbon nötr havayolu konumuna ulaşmak olarak açıklandı.

Küresel büyüme stratejisi devam edecek
Raporda yer alan değerlendirmelerde, Türk Hava Yolları’nın yalnızca dünyanın en geniş uçuş ağlarından birini işleten bir hava yolu şirketi olmanın ötesinde, Türkiye’nin uluslararası alandaki en önemli ekonomik ve stratejik markalarından biri olduğu vurgulandı.
Gençleşen filo yapısı, genişleyen destinasyon ağı, güçlü insan kaynağı, dijitalleşme yatırımları ve sürdürülebilirlik odaklı vizyonuyla THY’nin küresel havacılık sektöründeki rekabet gücünü artırmayı sürdürmesinin hedeflendiği belirtildi.
Paylaşılan veriler, şirketin 90 yıllık tecrübesini yeni nesil filo yatırımları, insan kaynağı gelişimi, dijital dönüşüm projeleri ve küresel büyüme stratejileriyle destekleyerek uluslararası havacılık sektöründeki lider konumunu daha da güçlendirmeyi amaçladığını ortaya koydu.

