TAV İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sani Şener, Ocak’ta kayak tatili için gittiği Fransa’da gözaltına alınarak yaklaşık 18 gün cezaevinde kaldığı sürecin hayatının en ağır tecrübelerinden biri olduğunu belirterek, “Türkiye’de karakola bile düşmüş bir insan değilim. Çok haksız yere hapse girdim. Bu nedenle çok acil bir durum olmadığı sürece Fransa’ya bir daha gitmeyi düşünmüyorum.” dedi.
Patronlar Dünyası Dergisi’ne konuşan Şener, 19 Ocak 2026’da kayak tatili amacıyla gittiği Fransa’nın Lyon kentinde, TAV Tunus’un 2007’de üstlendiği havalimanı projelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındığını anlattı.
Şener, havalimanında polis tarafından gözaltına alındığını, kısa sürede havalimanındaki nezarethaneye götürüldüğünü ve ertesi gün savcılık işlemlerinin ardından Lyon Cezaevi’ne sevk edildiğini ifade etti.
18 GÜN CEZAEVİNDE KALDI
Yaklaşık 18 gün cezaevinde kaldığını aktaran Şener, 30 Ocak’ta hakim karşısına çıktığını, yapılan değerlendirme sonucunda 3 Şubat’ta serbest bırakıldığını ancak hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle Fransa’dan ayrılamadığını söyledi.
Süreç sonunda tüm suçlamalardan aklandığını belirten Şener, 5 Mayıs’ta Türkiye’ye dönebildiğini kaydetti.
Yaşadığı süreci ‘hayatının en büyük şoku’ olarak nitelendiren Şener, şöyle konuştu:
“Allah kimsenin başına vermesin. Kayağa gidiyorsunuz, bir anda havalimanında polis sizi alıyor. Bir saat içinde kendinizi hücrede buluyorsunuz. Ertesi sabah da çok kısa bir savcılık sürecinin ardından cezaevine gönderiliyorsunuz. Hayatım boyunca böyle bir şey yaşamamıştım. Kendimi iki Cezayirli mahkumla yaklaşık 12 metrekarelik hücrede buldum.”
Şener, cezaevindeki yaşam koşullarının oldukça ağır olduğunu dile getirerek, yemeklerin kötü olduğunu, günde iki öğün yemek verildiğini, çoğunu yiyemediği için günlerini büyük ölçüde ekmek ve suyla geçirmek zorunda kaldığını söyledi.

20 YIL ÖNCEKİ İHALE NEDENİYLE SUÇLANDI AMA AKLANARAK TÜRKİYE’YE DÖNDÜ
Cezaevinde televizyon bulunmasına rağmen çalışmadığını, telefon kullanamadıklarını ve kitap verilmediğini belirten Şener, dil sorununun da yaşadığı zorlukları artırdığını ifade etti.
Soruşturmanın, 2007’de Tunus’ta uluslararası ihale yoluyla üstlendikleri havalimanı projesine ilişkin olduğunu belirten Şener, o dönemde şirketin üst düzey yöneticisi olması nedeniyle hedef haline getirildiğini savundu.
Dr. Şener, “Bize, dönemin yönetiminin ihaleyi doğrudan verdiği ve rüşvet ödendiği yönünde iddialar yöneltildi. Aradan yaklaşık 20 yıl geçmişti. Ben bunun siyasi bir süreç olduğuna inanıyorum. Tunus’taki yeni yönetimin eski döneme ilişkin hesaplaşma yürüttüğünü düşünüyorum. Ancak süreç sonunda hem mahkemelerde hem de diğer tüm incelemelerde aklandım ve ülkeme döndüm.” ifadelerini kullandı.
Yaşadığı olayın meslek hayatının en sıra dışı deneyimi olduğunu dile getiren Şener, uluslararası müteahhitlik sektöründe faaliyet gösteren firmaların zaman zaman benzer risklerle karşı karşıya kalabildiğini belirterek, “CV’mde bir bu eksikti diyorum. Hapse de girmiş oldum. Bir mühendisin hayatı diyelim buna.” değerlendirmesinde bulundu.
‘BEN O SÜREÇTE SABRETTİM’
Yaşadığı süreç boyunca sabırlı olmaya çalıştığını anlatan Şener, “Sabırla şükrün dengesini iyi bilmek gerekiyor. Sabır gerektiren durumlarda isyan etmemek, şükür gerektiren zamanlarda da şımarmamak lazım. Ben o süreçte sabrettim. Döndükten sonra da işime kaldığım yerden devam ettim.” dedi.
Süreçten çıkarılacak özel bir ders olmadığını ifade eden Şener, yaşadıklarını şu sözlerle özetledi:
“Gecenin karanlığında, karanlık bir odada kör bir adam siyah bir kediyi arıyor ama odada kedi de yok. Benim durumum tam olarak buydu.”

POLİS ŞEFİ YAŞANANLAR NEDENİYLE HAVALİMANI’NDA ÖZÜR DİLEDİ
Fransa’dan ayrılmadan önce yaşadığı dikkat çekici bir olayı da paylaşan Şener, Paris Charles de Gaulle Havalimanı’nda polis yetkililerinin kendisiyle görüştüğünü belirterek, “Havalimanı’ndaki polis şefi bizzat yanıma gelerek yaşananlar nedeniyle özür diledi. ‘Artık Fransa’ya istediğiniz zaman gelebilirsiniz’ dedi. Ben de kendisine çok acil bir iş olmadığı sürece Fransa’ya gelmeyeceğimi söyledim. Bana büyük bir haksızlık yapıldı.” ifadelerini kullandı.
Şener, süreç boyunca Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendisine güçlü destek verdiğini belirterek, Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın süreci yakından takip ettiğini söyledi.
‘DEVLETİMİZİN BU SÜREÇTE VATANDAŞINA SAHİP ÇIKMASI BÜYÜK GURUR VERDİ’
Devletin desteğinin kendisi açısından büyük moral kaynağı olduğunu vurgulayan Şener, “İnsan kendini övmez ama hayatım boyunca kimseye kötülük yapmadım. Devletimizin bu süreçte vatandaşına sahip çıkması bana büyük gurur verdi.” değerlendirmesinde bulundu.Ü
Patronlar Dünyası Dergisi’nde yayımlanan röportajda Dr. Sani Şener ayrıca meslek hayatındaki deneyimleri, pişmanlıkları, rol modeli olarak gördüğü isimler, şirketin büyüme planları ve devam eden projelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.


