Uluslararası yatırım bankası HSBC, havacılık sektöründe işlem gören Türk şirketlerine yönelik hedef fiyatlarını güncelledi. Banka, Türk Hava Yolları (THY) için hedef fiyatını yükseltirken, Pegasus Hava Yolları ve TAV Havalimanları için hedef fiyatlarını aşağı yönlü revize etti. Buna karşın üç şirket için de ‘al’ tavsiyesini korudu.
HSBC’nin yayımladığı güncel analizine göre, THY (THYAO) için hedef fiyat 400 TL’den 460 TL’ye çıkarıldı. Son kapanış fiyatı 347,50 TL olan hisse için yaklaşık yüzde 32,4 prim potansiyeli öngörüldü.

Raporda, THY’nin güçlü uluslararası uçuş ağı, artan transit yolcu trafiği, kargo operasyonlarındaki istikrarı ve operasyonel kârlılığının hisse performansını desteklemeye devam ettiği değerlendirmesine yer verildi.
HSBC, Pegasus Hava Yolları (PGSUS) için ise hedef fiyatını 290 TL’den 240 TL’ye düşürdü. Buna rağmen ‘al’ tavsiyesini koruyan banka, 177 TL seviyesindeki son kapanış fiyatına göre hissede yaklaşık yüzde 35,6 yükseliş potansiyeli bulunduğunu hesapladı.

Analizde, Pegasus’un maliyet avantajı, genç uçak filosu ve dış hat odaklı büyüme stratejisinin uzun vadeli görünümü desteklediği, ancak sektör dinamikleri ve değerleme varsayımlarındaki güncellemelerin hedef fiyat revizyonunda etkili olduğu belirtildi.
HSBC, TAV Havalimanları (TAVHL) için de hedef fiyatını 410 TL’den 380 TL’ye indirirken, hisseye ilişkin ‘al’ tavsiyesini sürdürdü. Son kapanış fiyatı 274,25 TL olan TAV hissesi için yaklaşık yüzde 38,6 prim potansiyeli öngörüldü.
Raporda, TAV Havalimanları’nın işlettiği havalimanlarında yolcu trafiğinin büyümeye devam ettiği, yurt dışındaki işletme portföyü ve çeşitlendirilmiş gelir yapısının şirketin uzun vadeli büyüme görünümünü destekleyen temel unsurlar arasında yer aldığı ifade edildi.

HSBC’nin güncel değerlendirmesi, havacılık sektörüne yönelik olumlu bakışını koruduğunu ortaya koyarken, hedef fiyat revizyonlarının şirket bazlı değerleme varsayımlarındaki değişikliklerden kaynaklandığı değerlendiriliyor. Üç şirket için de ‘al’ tavsiyesinin korunması, bankanın sektörün orta ve uzun vadeli büyüme potansiyeline olan güvenini sürdürdüğüne işaret ediyor.

