Birleşik Krallık’ta meydana gelen ciddi uçuş olayına ilişkin yayımlanan soruşturma raporunda, pilotun “yumuşak iniş yapma alışkanlığının” uçağın pist sonundan çıkmasında önemli rol oynadığı belirtildi.
Birleşik Krallık Hava Kazaları Araştırma Birimi (AAIB) tarafından hazırlanan rapora göre olay, 23 Nisan 2024’te, De Havilland Canada Dash 8-400 tipi uçağın gerçekleştirdiği uçuş sırasında yaşandı.
Luxwing tarafından işletilen ve Aurigny Air Services adına gerçekleştirilen GR-609 sefer sayılı uçuşta, 9H-LWB tescilli uçak, Londra Gatwick Havalimanı’ndan Guernsey’e hareket etti.
Uçakta bulunan 63 yolcu ve 5 mürettebatla birlikte Guernsey Airport’na iniş yapan uçak, pist sonunda duramayarak pist dışına çıktı. Uçak, pist bitiminden yaklaşık 30 metre sonra yumuşak zeminde durabildi.
Olayda herhangi bir yolcu veya mürettebat yaralanmazken, uçakta da gözle görülür bir hasar meydana gelmedi.
UÇAK PİST ÜZERİNDE UZUN SÜRE HAVADA KALDI
AAIB raporunda, uçuş kayıtları ve havalimanı güvenlik kameralarından elde edilen görüntüler incelendi. Verilere göre uçak, iniş sırasında pist üzerinde uzun süre “süzülerek” ilerledi.
Uçağın, pist yüzeyinin yaklaşık 3 metre altında, son yaklaşma hızı olan Vapp değerinin altına düşmeden yaklaşık 10 saniye boyunca uçuşunu sürdürdüğü ve bu süreçte kullanılabilir iniş mesafesinin yaklaşık yarısını tükettiği tespit edildi.
Raporda, bu durumun kaptan pilotun kontrol pilotu olarak “daha yumuşak bir iniş gerçekleştirme isteğinden” kaynaklandığı ifade edildi.
AAIB: FRENLEME ÇOK GEÇ UYGULANDI
Soruşturma sonucunda AAIB, olayın muhtemel nedenini şöyle açıkladı:
“Kaptanın yumuşak bir iniş gerçekleştirme girişimi sırasında, uçak iniş bölgesinin önemli ölçüde ilerisine temas etti. Kalan pist mesafesi, normal frenleme ile uçağı durdurmak için yeterli değildi. Tam frenleme uygulanması, pistten çıkışı önlemek için çok geç yapıldı.”
Raporda ayrıca, uçuş veri izleme sistemlerinin (FDM) daha etkin kullanılmasının benzer durumları erken aşamada tespit edebileceği belirtildi.
Araştırmacılar, önceki uçuşlarda da uçağın iniş bölgesinin ilerisine temas ettiğine dair verilerin bulunduğunu ve bu kayıtların daha erken değerlendirilmesi halinde riskin fark edilebileceğini kaydetti.
Olayın ardından uçağın kiracısı ve sahibi tarafından güvenlik yönetim sistemlerinde değişikliklere gidildiği bildirildi.

