ABD yönetiminin, Çin’in Amerikan havacılık tedarikçilerine olan bağımlılığını, Pekin ile yürütülen ticaret müzakerelerinde bir baskı unsuru olarak kullanmaya hazırlandığı bildirildi.
Reuters’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre ABD Ticaret Bakanlığı son haftalarda Çin’e gönderilecek uçak parçaları için ihracat lisanslarının verilme sürecini yavaşlattı.
Washington’ın bu adımı, Çin’in ABD sanayisi için kritik öneme sahip nadir toprak elementleri üzerindeki hakimiyetine karşı bir müzakere kozu oluşturma arayışının parçası olarak değerlendiriliyor. ABD yönetiminin, ihtiyaç halinde Çin üzerindeki baskıyı artırabilmek amacıyla havacılık sektöründeki tedarik zincirlerini de kullanabileceği belirtiliyor.

COMAC VE C919 ÖNE ÇIKIYOR
Söz konusu uygulamadan etkilenebilecek şirketlerin başında Çin’in devlet destekli uçak üreticisi COMAC geliyor.
Çin’in Boeing 737 MAX ve Airbus A320neo ailesine rakip olarak konumlandırdığı C919, halen çok sayıda yabancı üretici tarafından sağlanan sistem ve parçalara bağımlı durumda. Uçağın motorunda ABD’li GE Aerospace ile Fransız Safran’ın ortak girişimi CFM International tarafından üretilen LEAP-1C kullanılıyor.
ABD’nin daha önce de COMAC’a yönelik uçak motoru ve havacılık ekipmanı ihracatında lisans kısıtlamaları uyguladığı, daha sonra bazı izinleri yeniden verdiği biliniyor.
Reuters’a göre ABD Ticaret Bakanlığı, COMAC’ın ihtiyaç duyduğu bazı parçalar için verilen izinlerin miktarını da şirketin yüksek miktarda stok oluşturmasını engelleyecek şekilde sınırlıyor. İncelenen düzenlemeler arasında iniş takımları ve bazı diğer uçak parçalarının ihracatına yönelik kısıtlamaların kolaylaştırılması da bulunuyor.
NADİR TOPRAK ELEMENTLERİNE KARŞI HAVACILIK KOZU
Washington’ın hamlesinin arka planında, Çin’in nadir toprak elementleri ve bunların işlenmesindeki güçlü konumu bulunuyor.
Bu elementler otomotiv, elektronik, çip üretimi ve havacılık dahil çok sayıda yüksek teknoloji sektöründe kullanılıyor. ABD ise Çin’in söz konusu alanlardaki hakimiyetine karşı, özellikle havacılık motorları, parçaları ve sistemlerindeki teknolojik üstünlüğünü bir pazarlık unsuru olarak kullanmaya çalışıyor.
ABD ile Çin, eylül sonunda ticaret ateşkesini 10 Ocak 2027’ye kadar uzatma ve bazı ürünlerde karşılıklı gümrük vergilerini düşürme konusunda anlaşmıştı. Bu süreçte iki ülke arasında nadir toprak elementleri, teknoloji ve pazar erişimi gibi başlıklardaki görüşmelerin sürmesi bekleniyor.

ÇİN’İN HAVAYOLU FİLOSU DA ETKİLENEBİLİR
ABD’nin uçak parçası ihracatındaki yavaşlamasının etkisi yalnızca COMAC ile sınırlı kalmayabilir.
Çinli hava yolu şirketleri, Boeing ve Airbus tarafından üretilen çok sayıda uçağı işletiyor. Bu filoların önemli bölümünde Amerikan üreticilerinin motorları, aviyonik sistemleri ve diğer ekipmanları bulunuyor.
Dolayısıyla ihracat izinlerinin daha da sıkılaştırılması halinde, Çinli hava yolu şirketlerinin bakım ve yedek parça tedarik süreçlerinde sorun yaşama ihtimali bulunuyor. Öte yandan ABD’li üreticiler açısından da Çin’in dünyanın en büyük havacılık pazarlarından biri olması nedeniyle uzun vadeli ticari riskler ortaya çıkabilir.
ŞİMDİLİK TAM AMBARGO YOK
Reuters’ın aktardığı gelişmeler, şu aşamada Çin’e yönelik kapsamlı bir uçak parçası ambargosuna işaret etmiyor. Temel uygulamanın, ihracat lisanslarının yavaşlatılması ve bazı ürünlerin sevkiyatına ilişkin izinlerin daha kontrollü verilmesi olduğu belirtiliyor.
Bu durum, sivil havacılık sektörünün ABD-Çin arasındaki ticaret müzakerelerinde yeni bir pazarlık alanına dönüşebileceğine işaret ediyor.
Washington’ın havacılık tedarik zincirleri üzerindeki kontrolü ile Pekin’in nadir toprak elementlerindeki hakimiyeti, iki ülke arasındaki ekonomik rekabette karşılıklı baskı araçları olarak öne çıkıyor.

