ABD’li pilot Benjamin McDaniel, 1978 model Cessna R182 Skylane RG tipi uçağıyla gökyüzünde izlediği rotaları kullanarak ünlü tabloları ve çeşitli figürleri haritalara çiziyor.
Sosyal medyada “Pilot Picasso” olarak tanınan McDaniel, uçuş takip platformlarında görülebilen çizimlerini herhangi bir duman sistemi kullanmadan, uçağını belirli rotalarda uçurarak oluşturuyor.
McDaniel’in çalışmaları arasında uçağının otoportresi, J.R.R. Tolkien’in “Yüzüklerin Efendisi” eserinden esinlenen çizimler ve Norveçli ressam Edvard Munch’un “Çığlık” tablosu bulunuyor. Pilotun en dikkat çekici çalışmalarından biri de Leonardo da Vinci’nin dünyaca ünlü “Mona Lisa” tablosunun gökyüzündeki izlerle yeniden oluşturulması oldu.
Eylül ayının ortalarında Arkansas ve Oklahoma eyaletleri üzerinde gerçekleştirilen “Mona Lisa” çiziminin uçuş aşaması yaklaşık 4 saat sürdü. McDaniel’in bu çalışma için aylar süren hazırlık yaptığı belirtilirken, çizimin uçuş takip platformundaki rotasını yaklaşık 11 bin kişinin izlediği aktarıldı.

Çizimlerini kendi başına ve uçağını bizzat kullanarak gerçekleştirdiğini belirten McDaniel, Simple Flying’e yaptığı açıklamada, gökyüzünde resim çizmeye uçuş saatini artırmanın ve pilotluk becerilerini korumanın eğlenceli bir yolu olarak başladığını söyledi.
GÖKYÜZÜNE YAZI YAZMA GELENEĞİ 100 YILI AŞKIN GEÇMİŞE SAHİP
Uçakların gökyüzünde iz bırakarak yazı ve şekiller oluşturması, havacılık tarihinde bir asrı aşkın geçmişe sahip. Özellikle hava gösterilerinde kullanılan duman izleriyle gerçekleştirilen gösteriler, zamanla farklı tekniklerle çeşitlendi.

Tarihsel kayıtlara göre, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nden Binbaşı John Savage, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından uçaklardan duman çıkararak gökyüzüne mesaj yazılması fikrini geliştirdi. Kaptan Cyril Turner ise 1922’de Londra üzerinde “Daily Mail” gazetesinin adını, daha sonra Manhattan semalarında “Hello U.S.A.” ifadesini gökyüzüne yazdı.
Bu gösterilerde, uçağın egzoz sistemine verilen mineral yağın yoğun beyaz duman oluşturmasından yararlanılıyordu. McDaniel’in yöntemi ise duman yerine uçuş rotalarını kullanması ve ortaya çıkan şekillerin uçuş takip haritalarında görülebilmesiyle farklılaşıyor.



