Uçak Bakım Teknisyenleri Derneği (UTED), hava aracı bakım teknisyenlerinin çalışma koşullarını doğrudan ilgilendiren Yorgunluk Riski Yönetim Sistemi (FRMS) konusunda havacılık sektöründe bir ilke imza attı.
Dernek, İstanbul Üniversitesi Havacılık Psikolojisi Enstitüsü’nden Dr. Seda Çeken ile yürüttüğü bilimsel çalışmayı ilgili bilim kurullarına sunarak, teknisyenlerin yorgunluk yönetimi alanında uluslararası standartlara uyum sürecini başlatmış oldu.
UTED Başkanı Ömür Caninsan, sunumunda FRMS’in önemine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“FRMS, teknisyenlerin yalnızca ‘iş gücü’ olarak değil, risk yönetimi süreçlerinin aktif bir paydaşı olarak görülmesini sağlamaktadır. Bu çalışma, Türk hava aracı bakım teknisyenlerinin çalışma koşullarını ve mesleki standartlarını iyileştirme yolunda atılmış cesur ve bilimsel temelli bir adımdır. Bir sonraki aşamada bilimsel veriler ışığında işverenler ve SHGM ile ortak çalışma grupları oluşturarak sektörümüz için en doğru süreci yöneteceğiz. Bugün biz tohumları attık; filizlenmesini hep birlikte izleyeceğiz.”
Yorgunluk Yönetimi Emniyet Zincirinin Kritik Parçası
Hava aracı bakım teknisyenleri, uçuş emniyeti zincirinin en kritik halkalarından biri olarak gösteriliyor. Yoğun vardiya sistemi, düzensiz mesai saatleri ve yüksek operasyonel sorumluluk, teknisyenlerde kronik yorgunluğa yol açarak insan hatası riskini artırıyor.
FRMS kapsamında geliştirilen biyomatematiksel modeller ve bilimsel yöntemler, yorgunluğun ölçülmesini, yönetilmesini ve azaltılmasını amaçlayan veri tabanlı bir yaklaşım sunuyor. Bu sistem, bakım kalitesini doğrudan etkileyen insan kaynaklı hata riskinin minimize edilmesinde önemli rol oynuyor.
Uluslararası Standartlara Uyum Hızlanıyor
ICAO ve EASA gibi uluslararası otoriteler, yorgunluk riskinin yönetimini giderek daha fazla zorunlu hâle getiriyor. UTED’in bu girişimi, Türk havacılık bakım sektörünün küresel emniyet standartlarına daha hızlı uyum sağlamasına katkı sunacak.
“Teknisyen Artık Sürecin Merkezinde” Mesajı
UTED’in FRMS’i bilimsel platformda tartışmaya açması, teknisyenlerin sadece operasyonel görevde bulunan personel değil; emniyet, kalite ve risk yönetimi süreçlerinin merkezinde yer alan bir paydaş olduğunu vurguluyor.
Bu adım, Türkiye’de hava aracı bakım teknisyenliği mesleğinin geleceğini, çalışma güvenliğini ve profesyonel standartlarını bilimsel bir zeminde güçlendirme yolunda atılmış öncü adım olarak değerlendiriliyor.

