American Airlines’ta görevli kabin memuru, yolcu kabinine toksik hava sızdığı iddiasıyla Avrupa merkezli uçak üreticisi Airbus’a dava açtı.
Mahkeme kayıtlarına yansıyan bilgilere göre American Airlines kabin memuru Tamar Ferrell, Ocak 2024’te bir Airbus A319 uçağında yaşanan olayın ardından geri dönüşü olmayan nörolojik ve psikolojik sağlık sorunları yaşadığını öne sürdü. Ferrell, söz konusu rahatsızlıklar nedeniyle havacılık sektöründe çalışamaz hale geldiğini iddia etti.
‘KABİN KİMYASAL KOKUYLA DOLDU’
Ferrell’in dava dilekçesinde, yolcu alımı sırasında uçağın yardımcı güç ünitesi (APU) çalıştırıldıktan sonra kabinin kimyasal bir koku ile dolduğu belirtildi. Olay sonrası yolcuların uçaktan tahliye edildiği, ancak uçuş ekibinin yaklaşık bir saat boyunca uçakta kalmaya devam ettiği aktarıldı.
KRONİK RAHATSIZLIKLAR BAŞLADI
Bu süre zarfında Ferrell’de şiddetli baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı başladığı, ilerleyen dönemde ise panik ataklar ve kalıcı sağlık sorunları yaşadığı ifade edildi.
Airbus’a “ihmal” suçlaması
Davada Airbus’un, motorlardan veya APU’dan alınan havayla kabinin basınçlandırılmasına dayanan sistemin potansiyel risklerini uzun süredir bildiği, buna rağmen ek koruma ya da erken uyarı sistemleri geliştirmediği ileri sürüldü.
BENZER İDDİALAR VE DAVALAR DA YAŞANMIŞTI
Benzer iddiaların daha önce de farklı uçuş ekipleri tarafından gündeme getirildiği, geçen yıl United Airlines’ta görev yapan bir başka kabin memurunun da Airbus’a karşı dava açtığı hatırlatıldı.
TARTIŞMALI KONU: KABİN HAVASI
Kabin havasının kirlenmesi konusu havacılık sektöründe uzun süredir tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Uçak üreticileri ve havayolu şirketleri, bu tür olayların büyük bölümünün kalıcı sağlık sorunlarına yol açmadığını savunurken, bazı vakalarda uzun süreli ve ciddi etkiler görülebildiği ifade ediliyor.
Uzmanlar, seri üretimde kabin havası için alternatif sistem kullanan tek yolcu uçağının Boeing 787 Dreamliner olduğunu belirtiyor. Dreamliner’da kabin havası motorlardan değil, doğrudan dış ortamdan alınıyor ve bu yöntemle kimyasal buhar riski büyük ölçüde ortadan kaldırılıyor.
Dava sürecinin önümüzdeki dönemde havacılık sektöründe kabin havası güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıması bekleniyor.

