Pegasus Hava Yolları, CFM International tarafından üretilen LEAP motorlarıyla gerçekleştirdiği ilk ticari uçuşun 10. yılını geride bırakırken, son 10 yılda filosunu ve uçuş ağını önemli ölçüde büyüttü.
CFM International’ın 14 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre Pegasus, 2 Ağustos 2016’da CFM LEAP-1A motorlarıyla donatılmış Airbus A320neo uçağıyla İstanbul-Antalya hattında gerçekleştirdiği uçuşla, bu motorları ticari yolcu taşımacılığında kullanan ilk hava yolu oldu.
Pegasus Hava Yolları Finans ve Filo Yönetimi Grup Direktörü Tamer Yüzüak, son 10 yılda LEAP-1A motorlarının şirketin yeni nesil filoya geçişinde ve büyüme yolculuğunda önemli rol oynadığını belirtti.
Yüzüak, 2016’da 82 uçakla 101 noktaya uçan Pegasus’un, 2026 itibarıyla yaklaşık 130 uçaklık filoyla 160 noktaya ulaştığını ifade etti.
LEAP motorlarının hedeflenen yakıt tasarrufu ve emisyon azaltımını sağladığını aktaran Yüzüak, bu sayede uçuş ağını genişlettiklerini, işletme maliyetlerini düşürdüklerini ve milyonlarca yolcuyu daha verimli şekilde taşıdıklarını kaydetti.
LEAP MOTORLARI 100 MİLYON UÇUŞ SAATİNİ AŞTI
CFM International verilerine göre, dünya genelinde 150’den fazla işletmeciye 10 binden fazla LEAP motoru teslim edildi. Motor ailesi, 100 milyon uçuş saatini aşarken ticari havacılık tarihinde en hızlı üretim ve hizmete giriş artışlarından birini gerçekleştirdi.
Airbus A320neo ailesinde LEAP-1A, Boeing 737 MAX ailesinde ise LEAP-1B motorları kullanılıyor. CFM56 motorlarının önceki nesilleriyle karşılaştırıldığında LEAP motorları, yüzde 15 daha düşük yakıt tüketimi ve karbondioksit emisyonu sağlıyor.
CFM International Başkanı ve Üst Yöneticisi Gaël Méheust de Pegasus ile ulaşılan dönüm noktasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, iki şirket arasındaki güvene dayalı iş birliğinin önemine dikkati çekti.

BAKIM VE MOTOR KULLANILABİLİRLİĞİ ÖN PLANDA
Yüzüak, yeni motor teknolojisinin geniş ölçekte devreye alınmasının ilk dönemlerinde dayanıklılık, bakım kapasitesi ve motorların kullanılabilirliği konusunda çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını belirtti.
CFM International’ın donanım iyileştirmeleri, onarım kapasitesinin artırılması ve işletmecilerle daha yakın iş birliği yoluyla bu sorunların giderilmesine katkı sağladığını aktaran Yüzüak, motorların kanat üzerinde kalış süresinin artırılması ve kullanılabilirliğinin geliştirilmesinin önemini koruduğunu vurguladı.
CFM International, LEAP-1A filosunun yüzde 40’ında kanat üzerinde kalış süresini uzatmayı amaçlayan yüksek basınç türbini dayanıklılık kitinin, yüzde 70’inde ise hava yolu şirketlerinin bakım yükünü azaltmayı hedefleyen ters hava akışı sisteminin kullanıldığını bildirdi.
Méheust, yeni nesil motor programının geliştirilmesinin sürekli bir çalışma gerektirdiğini belirterek, bakım, onarım ve revizyon performansının iyileştirilmesi ve işletme maliyetlerinin rekabetçi seviyelerde tutulmasına odaklandıklarını ifade etti
PEGASUS 300’E KADAR LEAP-1B MOTORU İÇİN ANLAŞTI
Pegasus ile CFM International, Aralık 2025’te iş birliklerini genişleterek şirketin gelecekteki Boeing 737 MAX 10 filosuna güç vermek üzere 300’e kadar LEAP-1B motorunu kapsayan anlaşma yaptı.
Yüzüak, LEAP ailesinde bugüne kadar elde edilen deneyim ve iyileştirmeleri içeren LEAP-1B motorlarını filolarına katmayı beklediklerini belirterek, CFM ile 35 yılı aşkın süredir devam eden iş birliğinin yeni bir aşamaya taşınacağını kaydetti.
Pegasus’un CFM56-3, CFM56-5B ve CFM56-7B motorlarıyla başlayan iş birliği, LEAP ailesiyle devam ediyor. Şirket, LEAP-1A ve gelecekte filoya katılması planlanan LEAP-1B motorlarıyla daha verimli ve daha düşük emisyonlu hava taşımacılığına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

‘HAVACILIĞIN GELECEĞİNİ ŞEKİLLLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
Pegasus CEO’su Güliz Öztürk, motor üreticisi CFM International ile sürdürdükleri ortaklığın havacılığın geleceğini şekillendirmeye devam ettiğini bildirdi.
Öztürk, 10 yıl önce CFM International ile birlikte bir başarıya imza attıklarını belirtti.
Aralarındaki iş birliğinin önemine dikkati çeken Öztürk, ortaklıklarının yenilik, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyümeyi teşvik etmeyi sürdürerek havacılık sektörünün geleceğine yön verdiğini kaydetti.

