Türk Hava Yolları (THY), Orta Doğu’da devam eden savaşın ve artan jet yakıtı maliyetlerinin havacılık sektöründeki faaliyet koşullarını zorlaştırdığı 2026 yılının üçüncü çeyreğinde 929 milyon dolar esas faaliyet kârı elde etti.
Şirketten yapılan açıklamaya göre THY’nin 2026 yılının temmuz-eylül döneminde toplam gelirleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,3 artarak 8,3 milyar dolara ulaştı.
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, enerji maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyonist baskıların etkili olduğu dönemde şirket, geniş uçuş ağı, esnek iş modeli ve kapasite yönetimi sayesinde operasyonel performansını korumaya odaklandı.

Yılın üçüncü çeyreğinde yolcu sayısını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,7 artırarak 28,5 milyona çıkaran THY, yolcu doluluk oranını da 1,5 yüzde puan yükselterek yüzde 87,1 seviyesine taşıdı.
Başta Asya olmak üzere Avrupa ve Türkiye pazarlarından gelen güçlü talep, yolcu doluluk oranındaki artışta etkili oldu. Şirket, kapasitesini talep dinamiklerinin daha güçlü olduğu pazarlara yönlendirerek Avrupa’nın en fazla uçuş gerçekleştiren network taşıyıcısı konumunu korudu.

Küresel havacılık sektörünün 2026’nın üçüncü çeyreğinde karşı karşıya kaldığı en önemli zorluklar arasında jeopolitik gerilimler, enerji maliyetlerindeki artış ve küresel enflasyon yer aldı.
THY’nin jet yakıtı maliyeti yılın başından bu yana yüzde 118 artarken, yakıt dışındaki operasyonel giderler de enflasyonist baskılar nedeniyle yükseldi.

Orta Doğu’da devam eden savaşın yolcu talebi ve operasyonel faaliyet ortamı üzerindeki etkileri nedeniyle şirket, 2026 yılı için daha önce öngördüğü yıllık yüzde 10 yolcu kapasitesi büyümesi hedefini aşağı yönlü revize etti.
Bu kapsamda THY, yılın üçüncü çeyreğinde kapasitesini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,2 artırdı. Şirket, değişen talep koşullarına uyum sağlamak amacıyla uçuş ağındaki kapasitesini güçlü talep görülen pazarlara yönlendirdi.
Esnek iş modeli ve çevik kapasite yönetimi sayesinde olumsuz piyasa koşullarının etkisini sınırlandırmaya çalışan THY, artan maliyetlere rağmen üçüncü çeyreğin her ayında yolcu sayısını ve doluluk oranını artırmayı başardı.

TURKISH CARGO’NUN GELİRLERİ YÜZDE 45,6 ARTTI
Yolcu ve kargo taşımacılığındaki gelir artışı, yükselen operasyonel maliyetlerin finansal sonuçlar üzerindeki etkisini kısmen dengeledi.
THY’nin kargo markası Turkish Cargo, güçlü altyapısı ve stratejik coğrafi konumunun sağladığı avantajlarla yılın üçüncü çeyreğinde taşıdığı kargo hacmini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artırdı.
Kargo gelirleri ise aynı dönemde yüzde 45,6 yükselerek 1,2 milyar doların üzerine çıktı.
Yolcu ve kargo gelirlerindeki güçlü artışa karşın, başta jet yakıtı olmak üzere operasyonel maliyetlerdeki yükselişin gelir artışını aşması şirketin operasyonel kârlılığı üzerinde baskı oluşturdu.
Bu gelişmeler karşısında THY, maliyetlerin kontrol altında tutulması ve operasyonel verimliliğin artırılması amacıyla çeşitli projelere odaklandı. Şirket ayrıca yatırım planlarını mevcut piyasa koşullarını dikkate alarak daha seçici bir yaklaşımla gözden geçirdi.
İLK 9 AYDA FAVKÖK 3,7 MİLYAR DOLAR OLDU
THY, 2026 yılının ilk 9 ayında 3,7 milyar dolar FAVKÖK (Faiz, amortisman, vergi ve kira öncesi kâr) elde etti.
Şirketin FAVKÖK marjı, artan jet yakıtı fiyatları ve enflasyonist baskıların etkisiyle geçen yılın aynı dönemine göre 6,2 yüzde puan azalarak yüzde 17,6 seviyesinde gerçekleşti.

Yılın ilk 9 ayında THY’nin toplam yatırım tutarı 4,6 milyar dolara ulaşırken, konsolide varlıkları 52 milyar doları aştı.
Şirket, mevcut faaliyet ortamındaki belirsizliklere karşı sermaye tahsisinde daha seçici bir yaklaşım benimseyerek kaynaklarını öncelikli ve değer yaratma potansiyeli yüksek yatırımlara yönlendirmeyi hedefliyor.
Bu kapsamda marka değerini ve müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik yatırımların güçlü bilanço imkanlarıyla kesintisiz sürdürüldüğü belirtildi.

ŞEKER: OPERASYONEL VERİMLİLİK VE MALİYET DİSİPLİNİNE ODAKLANIYORUZ
THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, 2026 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, Orta Doğu’da yaşanan savaşın ve jet yakıtı fiyatlarındaki yüksek seyrin küresel havacılık sektörü üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu belirtti.
Bu süreçte THY’nin operasyonel verimlilik ve maliyet disiplini odağını koruduğunu aktaran Şeker, şirketin geniş uçuş ağının sunduğu fırsatlardan yararlanarak değişen talep koşullarına uyum sağlamayı sürdürdüğünü ifade etti.
Şeker, faaliyet ortamındaki zorlukların derinleştiği bir dönemde üçüncü çeyreğin her ayında yolcu sayısı ve doluluk oranını artırmalarının, şirketin esnek iş modelini ve operasyonel kabiliyetlerini ortaya koyduğunu kaydetti.

Mevcut ekonomik ve jeopolitik koşullar doğrultusunda sermaye tahsisinde seçici bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayan Şeker, kaynakları öncelikli ve değer yaratma potansiyeli yüksek yatırımlara yönlendirdiklerini bildirdi.
Güçlü bilançonun sağladığı imkanlarla marka ve müşteri deneyimine yönelik yatırımları kesintisiz sürdürdüklerini belirten Şeker, APEX ve Skytrax tarafından verilen ödüllerin bu alandaki çalışmaların uluslararası düzeyde gördüğü takdiri ortaya koyduğunu ifade etti.
Şeker, operasyonel mükemmeliyet ve küresel bağlantılılığı güçlendirme misyonu doğrultusunda insanları ve kültürleri buluşturmaya, havacılık sektörüne sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceklerini belirtti.

