Hindistan’da eski bir Air India pilotunun 2011’de askıya alınan Havayolu Nakliye Pilotu Lisansı (ATPL), yaklaşık 15 yıl süren hukuki mücadelenin ardından yeniden geçerli hale getirildi.
Bombay Yüksek Mahkemesi, Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (DGCA) 12 Mart 2011’de verdiği lisans askıya alma kararını iptal ederek, düzenleyici kurumun pilota savunma hakkı tanımadan işlem tesis ettiğine hükmetti.
Mahkeme kararına göre eski Air India pilotu Jeetendra Krishna Varma’nın lisansı, sahte sınav belgesi kullanıldığı iddiasıyla askıya alınmıştı. DGCA, Varma’nın Nisan 2010’da gerçekleştirilen Hava Seyrüseferi Kompozit sınavını geçtiğini gösteren sahte bir not belgesi sunduğunu ve lisansını yanlış bilgilerle aldığını öne sürmüştü.
Ancak mahkeme, DGCA’nın lisans sahiplerinin diskalifiye edilmesine ilişkin süreçleri düzenleyen Uçak Kuralları’nın 39A maddesinde öngörülen prosedürleri uygulamadığını belirtti.

Kararda, pilota herhangi bir ihtar veya savunma çağrısı yapılmadığı, iddialara yanıt verme fırsatı tanınmadan lisansının askıya alındığı ifade edildi.
Yargıçlar ayrıca DGCA’nın mahkemeye sunduğu delilleri de değerlendirdi.
Kararda, düzenleyici kurumun sahte olduğu iddia edilen belgeyi mahkemeye ibraz etmediği ve suçlamaları destekleyecek yeterli kanıt ortaya koyamadığı kaydedildi.
DGCA, soruşturma sürerken kamu yararı gerekçesiyle acil işlem yapılmasının gerekli olduğunu savunsa da mahkeme bu görüşü kabul etmedi. Mahkeme, kurumun dayandığı yasal hükümlerin söz konusu olayda uygulanamayacağına hükmetti.
MAHKEME PİLOTU HAKLI BULDU
20 yılı aşkın süre ticari pilot olarak görev yaptığını ve yaklaşık 7 bin uçuş saatine sahip olduğunu belirten Varma, kariyeri boyunca DGCA tarafından yetkilendirilen denetçiler tarafından yapılan yeterlilik ve lisans yenileme kontrollerinden başarıyla geçtiğini ifade etti. Mahkeme, pilotun savunma hakkından mahrum bırakılmasının açık şekilde mağduriyete yol açtığını belirterek lisansın iadesine karar verdi.
Öte yandan mahkeme, DGCA’ya iddialarla ilgili yeni bir soruşturma başlatma hakkı da tanıdı. Kararda, olası yeni soruşturmanın Uçak Kuralları’nın 39A maddesine uygun şekilde yürütülmesi ve pilota tam savunma hakkı verilmesi gerektiği vurgulandı.
Mahkeme ayrıca 2011’de açılan ceza soruşturmasında aradan geçen yaklaşık 15 yıla rağmen henüz suçlamaların resmen çerçevelendirilmemiş olmasına da dikkat çekti.
Kararın, Hindistan havacılık sektöründe lisans iptalleri ve düzenleyici işlemlerde usule uygunluk ilkesinin önemini bir kez daha ortaya koyduğu değerlendiriliyor.

