Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Hollanda makamlarının Temmuz 2014’te Donetsk bölgesi üzerinde düşürülen Malezya Havayolları’na ait MH17 sefer sayılı uçağın soruşturmasına ilişkin bazı belgeleri kamuoyuna açıklamama kararını haklı buldu.
Ulusal basında yer alan haberlere göre, söz konusu belgelerin açıklanması için Hollanda’daki yayın kuruluşları Nederlandse Omroep Stichting (NOS) ve RTL Nederland B.V. ile De Volkskrant gazetesi başvuruda bulunmuştu. Başvuruda özellikle başbakanın başkanlık ettiği kriz komitesi ile kurumlar arası kriz yönetim komitesine ait raporların yayımlanması talep edildi.
Hollanda’nın Kamu Yönetiminde Şeffaflık Yasası kapsamında 225 belgeden 146’sı medyaya sunulurken, bu belgelerin bir kısmında kısmi sansür uygulandı. Yetkililer, kalan 79 belgenin paylaşılmamasını; açıklamanın Hollanda’nın üçüncü ülkelerle ilişkilerine zarar verebileceği ve olay yerinde görev yapan uzmanlar açısından risk oluşturabileceği gerekçesiyle savundu.
DANIŞTAY: ÖZEL DURUMLAR KANITLANAMADI
Ulusal düzeyde yürütülen hukuki süreçler sonrasında medya kuruluşlarına bazı ek belgeler de tamamen ya da kısmen sağlandı. Ancak Hollanda Danıştayı, Ekim 2017’de verdiği kararda, geri kalan belgelerin açıklanmamasının hukuka uygun olduğuna hükmetti. Kararda, başvuru sahiplerinin “özel durumlar” bulunduğunu kanıtlayamadığı ve bu nedenle bilgiye erişim hakkının ihlal edilmediği ifade edildi.
AİHM DE HOLLANDA MAKAMLARINI HAKLI BULDU
Bunun üzerine Hollandalı medya kuruluşları, Nisan 2018’de AİHM’e başvurarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürdü. AİHM ise başvuruyu değerlendirerek Hollanda makamlarının tutumunu haklı buldu.
Öte yandan Hollanda, Avustralya’nın da desteğiyle MH17 faciasının sorumluluğunu Rusya’ya yüklemiş, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) Konseyi de Haziran 2025’te bu görüşe katılmıştı.
Moskova yönetimi ise suçlamaları reddederek, soruşturmaya tam katılım imkânı verilmediğini ve elde edilen sonuçları tanımadığını defalarca dile getirdi. Rusya, ICAO Konseyi’nin kararını Uluslararası Adalet Divanı’na taşıdı. Eylül 2025’te mahkeme başvuruyu incelemeye alırken, Rusya tarafı kararın “hukuki ve maddi hatalar içerdiğini ve adil yargılama ilkelerini ihlal ettiğini” savundu.

