Airbus’ın yeni nesil kargo uçağı A350F’nin özel dış görünümü, yaklaşık 4 yıllık tasarım ve üretim sürecinin ardından tamamlandı.
Airbus tarafından 2 Eylül 2026’da yayımlanan bilgilere göre, A350F’nin dış tasarımı için Ekim 2022’de başlatılan yarışmaya 4 binden fazla kişi tasarım önerisi sundu. Yarışmanın kazananları 2023 Paris Air Show’da açıklanırken, iki farklı tasarım Airbus Kurumsal Tasarım Departmanı tarafından birleştirilerek uçağın nihai görünümüne dönüştürüldü.

4 BİNDEN FAZLA TASARIM ÖNERİSİ DEĞERLENDİRİLDİ
A350F’nin yaklaşık 1.000 metrekarelik gövde yüzeyi, tasarım yarışmasına katılanlara geniş bir çalışma alanı sundu. Kargo uçaklarında yolcu uçaklarına kıyasla çok daha az pencere bulunması, tasarımcıların gövdenin büyük bölümünü kullanmasına imkan sağladı.
Yarışmada, kargo taşımacılığına gönderme yapan ve karton kutulardan esinlenen iki tasarım öne çıktı. Airbus ekipleri, bu iki tasarımı birleştirerek bant, etiket ve damga gibi grafik unsurların yanı sıra kargo kapılarında da dikkat çekici detaylar oluşturdu.
A350 ailesinin karakteristik karbon fiber örgü görünümü ise dikey stabilize üzerinde kullanıldı. Bu tasarım, A350F’nin karbon fiber ağırlıklı gövde yapısına da vurgu yapıyor.
A350F İÇİN BOYAHANE YENİDEN TASARLANDI
A350F’nin üretim sürecinde uçağın boyanabilmesi için Airbus’ın boyahanesindeki altyapı da uçağın ölçülerine göre yeniden düzenlendi.
A350F’nin gövde uzunluğu A350-900 ile A350-1000 modellerinin arasında bulunduğu için özel bir kurulum hazırlandı. Ayrıca uçağın ana güverte kargo kapısının, kapı açılmadan maskelenip boyanmasını sağlayan özel bir yöntem geliştirildi.
Boyama sürecinde güvenliği artırmak amacıyla 3 boyutlu lazer haritalama kullanan dijital çarpışma önleme sistemi de devreye alındı. Sistem, otomatik boya platformunun uçağa yaklaşması sırasında hareketini yavaşlatıyor ve platformu gövdeden 5 santimetre uzaklıkta tamamen durduruyor.
Airbus, sistemin uygulanmaya başlanmasından bu yana herhangi bir çarpışma kaydedilmediğini bildirdi.

KOMPOZİT GÖVDE İÇİN ÖZEL ASTAR GELİŞTİRİLDİ
A350F’nin yüzeyinin yüzde 90’dan fazlası kompozit malzemeden oluşuyor. Kompozitlerin sıcaklık değişimleri karşısındaki davranışının metallerden farklı olması nedeniyle Airbus, A350 ailesi için daha esnek yeni bir dış astar geliştirdi.
Yeni astarın, sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan gerilmeleri absorbe ederek boya sisteminin dayanıklılığını artırması hedefleniyor.
Uçağın boyası yalnızca estetik amaç taşımıyor. Boya sistemi, kompozit malzemeleri ultraviyole ışınlarından korurken metal yüzeylerin korozyona karşı korunmasına ve uçağın yakıt ile buz çözücü sıvılar gibi maddelerle temasına karşı dayanıklılık sağlamasına katkıda bulunuyor.
BOYA VE TASARIM ARASINDA AĞIRLIK DENGESİ
A350F’nin dış görünümünde boya ve yapışkan dekoratif filmler birlikte kullanıldı. Bu yöntem, daha az boya katmanı uygulanmasını, daha az renk kullanılmasını ve boyama süresinin kısaltılmasını sağladı.
Airbus’a göre bir A350 uçağındaki kuru boya filmi yaklaşık 400 ila 500 kilogram ağırlık oluşturabiliyor. Bu nedenle tasarımın estetik özellikleri ile uçağın ağırlık gereksinimleri arasında hassas bir denge kurulması gerekiyor.
A350F’nin özel tasarımında kullanılan yapışkan filmler, gerekli grafik ve renklerle önceden hazırlanarak boyalı yüzey üzerine uygulandı.
TASARIMIN KAZANANLARI SON HALİNİ GURURLA İZLEDİ
A350F’nin tasarım yarışmasını kazanan John Feehan ve Quinnten Iversen, tasarımlarının gerçek bir uçağın üzerinde hayat bulmasını büyük bir gururla karşıladı.
Feehan, ilk çizimini A350F’nin nihai görünümüyle karşılaştırdığında sonucun kendisi için inanılması güç olduğunu belirtirken, Iversen ise tasarımın hayata geçirilmesini havacılığa olan ilgisinin özel bir yansıması olarak değerlendirdi.
Airbus, A350F’nin yeni görünümünün uçağın dünya genelindeki tanıtımında dikkat çekici bir rol üstlenmesini bekliyor.

