ABD’nin Florida eyaletindeki Miami Uluslararası Havalimanı’nda (MIA) 6 Eylül’de pistten çıkarak araçlara çarpan Amazon Air kargo uçağının kazasına ilişkin soruşturmayı yürüten Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB), uçağın pist dışına çıktıktan sonra yaklaşık 394 metre ilerlediğini açıkladı.
NTSB Başkanı Jennifer Homendy, 7 Eylül’de düzenlediği basın toplantısında, 21 Air LLC tarafından Amazon Air adına işletilen Boeing 767-33A tipi kargo uçağının iniş sırasında 30 numaralı pistin sonunu aştığını belirtti.
Homendy, uçağın navigasyon sistemlerine ve havalimanı ekipmanlarına çarptıktan sonra, havayollarına temizlik hizmeti veren Professional Ocean Service Corporation’a ait beyaz renkli 2012 model Ford Econoline tipi vanı vurduğunu söyledi.
Kazanın meydana geldiği sırada vanın içinde 7 kişinin bulunduğu bildirildi.
Uçak daha sonra havalimanının çevre çitini aşarak Northwest 67th Avenue üzerinde seyreden Toyota Corolla Cross’a çarptı ve yaklaşık 1.300 feet (394 metre) daha ilerledikten sonra durdu.
NTSB, kazada hayatını kaybeden 5 kişinin tamamının uçağın çarptığı iki araçta bulunduğunu açıkladı. Uçağın iki kişilik kokpit ekibi kazadan sağ kurtulurken, toplam 5 kişi yaralandı. Pilot ve yardımcı pilot henüz NTSB tarafından sorgulanmadı.

Kara kutular bulundu
Homendy, ekiplerin uçağın flight data recorder (FDR) ve cockpit voice recorder (CVR) cihazlarını bulduğunu ve kayıtların analiz edilmek üzere NTSB’nin Washington’daki merkezine gönderildiğini açıkladı.
NTSB’nin şu aşamada başka kaynaklardan uçağın hızına ilişkin bazı verilere sahip olduğu ancak kesin değerlendirme yapmadan önce bu bilgileri flight data recorder kayıtlarıyla karşılaştıracağı belirtildi.
Kazanın nedenine ilişkin herhangi bir sonuca henüz varılmadığını vurgulayan Homendy, ekiplerin önceliğinin olay yerini belgelemek ve kaybolabilecek delilleri toplamak olduğunu söyledi.
NTSB’nin 32 kişilik ekiple yürüttüğü soruşturmada insan performansı, uçak sistemleri, motorlar, hava trafik kontrolü, aircraft performance, meteoroloji, operasyonlar ve havalimanının güvenlik unsurları ayrı ayrı incelenecek.
EMAS soruşturmanın önemli başlıklarından biri
Basın toplantısında Homendy’ye, pist sonunda bulunan ve pistten çıkan uçakları durdurmak için kullanılan Engineered Materials Arresting System (EMAS) sisteminin Miami Uluslararası Havalimanı’nda neden bulunmadığı ve kurulmuş olması halinde kazanın sonucunu değiştirip değiştiremeyeceği soruldu.
Homendy, EMAS’ın soruşturmanın “önemli bir parçası” olacağını söyledi.
EMAS, pist sonunda uçağın tekerleklerinin üzerine girerek ezdiği özel malzemeler aracılığıyla uçağın kinetik enerjisini azaltmayı amaçlıyor.
Miami’deki ilgili pistin standart 1.000 feet’lik runway safety area gerekliliklerini karşıladığı ve bu nedenle EMAS’ın zorunlu olmadığı belirtiliyor. Ancak NTSB, mevcut sistemin bu kazada fark yaratıp yaratamayacağını inceleyecek.

Amazon ile 21 Air arasındaki ilişki de incelenecek
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Amazon ile uçağın operatörü 21 Air arasındaki sözleşmeli operasyon yapısı olacak.
Homendy, uçuşun Amazon’un kargo operasyonu kapsamında gerçekleştirildiğini ancak uçağın 21 Air tarafından işletildiğini belirterek, iki şirket arasındaki ilişkinin, tarafların sorumluluklarının ve sözleşmelerdeki güvenlik hükümlerinin inceleneceğini söyledi.
Uçak kazadan önce Cincinnati-Miami-San Juan-Miami rotasını izlemiş
NTSB’nin verdiği bilgilere göre Boeing 767, kazadan önce günün üçüncü uçuşunu gerçekleştiriyordu.
Uçak Cincinnati’den Miami’ye, ardından Miami’den Porto Riko’daki San Juan’a uçtu ve son olarak San Juan’dan Miami’ye dönerken kazaya karıştı. Uçak, 6 Eylül saat 13.53’te Miami’ye iniş sırasında pistten çıktı. Uçağın kayıt tescili N1997A idi.
32 yıllık Boeing 767 kargo uçağı
Kazaya karışan Boeing 767’nin 1994’te yolcu uçağı olarak üretildiği, daha sonra kargo uçağına dönüştürüldüğü ve 2016’dan itibaren Amazon’un kargo operasyonlarında kullanıldığı belirlendi.
Uçak, Ocak 2025’te 21 Air filosuna geçti ancak Amazon Air operasyonunda kullanılmaya devam etti. Uçağın geçmişi ve bakım kayıtları da NTSB’nin inceleyeceği konular arasında yer alıyor.
Meteorolojik koşullar da inceleniyor
Kaza sırasında Miami’de gök gürültülü fırtına ve kuvvetli rüzgarların bulunduğu bildirildi. Uçağın inişi sırasında yaklaşık 17 knot rüzgar ve 26 knot’a ulaşan gustlar kaydedildi.
NTSB, meteorolojik koşulların, uçağın yaklaşma ve iniş performansının, hızının ve pistteki frenleme sürecinin kazaya etkisini de araştıracak. Flightradar24 verilerine göre uçak pistin kullanılabilir bölümünden çıkarken yaklaşık 112 knot hızla ilerliyordu.
NTSB, soruşturmanın olay yerindeki çalışmalarının en az bir hafta sürmesinin beklendiğini açıkladı.
Kazanın kesin nedeni ise soruşturmanın tamamlanmasının ardından belirlenecek.

