ABD’deki Purdue Üniversitesi, Purdue Research Foundation ve Archaeological Legacy Institute tarafından oluşturulan araştırma ekibi, 1937’de dünya çevresinde uçuş girişimi sırasında kaybolan Amerikalı havacı Amelia Earhart’ın uçağının izini bulmak amacıyla Kiribati’deki Nikumaroro Adası’na gidiyor.
Ekip, 6 Ekim’de Kiribati’nin başkenti Tarawa’ya ulaşırken, araştırmacıların 7 Ekim’de deniz yoluyla Nikumaroro’ya hareket etmesi planlanıyor.
Yaklaşık 6 gün sürecek deniz yolculuğunun ardından 13 Ekim’de Nikumaroro’ya ulaşması beklenen ekip, adada birkaç gün sürecek araştırma gerçekleştirecek.
2020’DE TESPİT EDİLEN GİZEMLİ NESNE İNCELENECEK
Araştırmanın odağında, Nikumaroro’nun lagününde 2020’de uydu görüntülerinde fark edilen ve “Taraia Object” olarak adlandırılan görsel anomali bulunuyor.
Araştırmacılar, söz konusu nesnenin Earhart’ın 1937’de kullandığı Lockheed Electra 10-E uçağının enkazı olup olmadığını belirlemeye çalışacak.
Çalışmaların ilk aşamasında bölgedeki nesnenin su altında fotoğraf ve video görüntülerinin alınması planlanıyor. Ardından manyetometre ve sonar sistemleriyle uzaktan algılama çalışmaları yapılacak. Araştırmacılar, gerekli görülmesi halinde hidrolik tarama ekipmanı kullanarak nesnenin üzerindeki birikintileri kaldırıp kimliğini belirlemeye çalışacak.

EARHART 1937’DE PASİFİK’TE KAYBOLMUŞTU
Amelia Earhart ve navigatörü Fred Noonan, 1937’de dünya çevresinde uçuş girişimleri sırasında Pasifik Okyanusu üzerinde kaybolmuş, kendilerinden bir daha haber alınamamıştı.
Earhart’ın planlanan rotasında Howland Adası’na ulaşmaya çalıştığı sırada kaybolmasının ardından uçağın akıbeti ve ikilinin başına gelenler, havacılık tarihinin en uzun süre çözülemeyen gizemlerinden biri haline geldi.
Nikumaroro, Earhart’ın planlanan varış noktası Howland Adası’nın yaklaşık 640 kilometre güneydoğusunda bulunuyor.
Araştırma ekibi, Nikumaroro’ya acil iniş yapılmış ve uçağın daha sonra lagünde kalmış olabileceği ihtimalini de değerlendiriyor. Ancak “Taraia Object”in Earhart’ın uçağı olduğuna ilişkin henüz doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor.
Purdue Üniversitesi tarafından yapılan açıklamada, 2026 araştırmasının amacının söz konusu nesnenin kimliğini bilimsel yöntemlerle kesinleştirmek olduğu belirtildi.

