Analizde, bölgede yaşanan hızlı büyümenin “üç Heathrow büyüklüğünde” bir kapasite artışına denk geldiği belirtilirken, İstanbul Havalimanı’nın bu rekabetin merkezindeki en güçlü oyunculardan biri olduğu vurgulandı. Ayrıca, İstanbul’un stratejik coğrafi konumu, genişleyen bağlantı ağı ve insan kaynağı yönetimindeki yaklaşımı da öne çıkarıldı.
Haberde, İstanbul Havalimanı’nın halihazırda 90 milyon yolcu kapasitesi olduğuna dikkat çekilirken, planlanan genişletme çalışmaları kapsamında havalimanının 6 pistli yapıya ve 200 milyon yolcu kapasitesine ulaşabileceği ifade edildi.
Analiz kapsamında, İstanbul’un yalnızca aktarma merkezi olmanın ötesine geçtiği; hem transit hem de turistik yolcu akını ile “mega-hub” özellikleri kazandığı belirtildi. Bu çift yönlü talep artışının, İstanbul’u Dubai ve Riyad’dan ayıran en kritik unsur olduğu vurgulandı.
Havalimanı işletmecisi İGA CEO’su Selahattin Bilgen, değerlendirme kapsamında yaptığı açıklamada, “İstanbul, Afrika-Asya-Avrupa üçgeninin tam ortasında. Bu coğrafi konum, bizi doğal bir küresel merkez hâline getiriyor. Ne kadar ülke ile bağlantınız varsa o kadar cazipsiniz; farklı ülkelerden havayolları geldikçe bağlantı ağınız daha da artıyor. İstanbul işte bu döngünün merkezinde bulunuyor” dedi.

