Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, şirketin gelecek dönemde büyüme stratejisinin yeni destinasyonlar eklemekten ziyade mevcut uçuş ağının derinleştirilmesi, stratejik ortaklıkların geliştirilmesi ve havacılık ekosistemindeki faaliyetlerin gelir katkısının artırılması üzerine kurulacağını bildirdi.
Şeker, İngiltere merkezli seyahat ve havacılık dergisi Business Traveller dergisinden Jonny Clark’a Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı sırasında verdiği özel röportajda, THY’nin gelecek dönem stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Business Traveller’ın 7 Ağustos 2026’da yayımladığı röportaja göre Şeker, THY’nin büyümeyi tek başına bir hedef olarak görmediğini belirterek, “Kendi başına büyümenin peşinde değildik. Kârlı büyümenin peşindeydik.” değerlendirmesinde bulundu.

GELECEK BÜYÜMENİN YÜZDE 90’I FREKANS ARTIŞINDAN GELECEK
Şeker, THY’nin mevcut uçuş ağını daha verimli kullanmaya odaklanacağını ve gelecekteki kapasite artışının yaklaşık yüzde 90’ının mevcut hatlarda frekans artırımı yoluyla gerçekleştirileceğini ifade etti.
Özellikle Uzak Doğu Asya ve Güney Amerika pazarlarında büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu belirten Şeker, THY’nin son 5 yılda yaklaşık 35 yeni şehri uçuş ağına kattığını, gelecek 20 yılda ise bu sayının çok daha sınırlı tutulacağını söyledi.
THY’nin halihazırda 305 uluslararası destinasyona uçtuğunu belirten Şeker, yaklaşık 420 kesin uçak siparişinin şirketin büyüme planlarını desteklediğini kaydetti.
Şeker, kapasitenin yıllık yaklaşık yüzde 6 artırılmasının planlandığını, ancak yeni uçakların bir bölümünün yaşlanan uçakların yerini alacağını ifade etti.

THY HAVAYOLU SATIN ALMAKTAN ÇOK AĞINI GÜÇLENDİRMEK İSTİYOR
Şeker, Avrupa’da artan maliyetlerin bazı havayolları üzerinde baskı oluşturabileceğini ve sektörde daha fazla konsolidasyon yaşanabileceğini belirtti.
Buna karşın THY’nin yalnızca ekonomik sıkıntı yaşayan bir havayolunu satın almak amacıyla hareket etmeyeceğini vurgulayan Şeker, şirketin stratejik yatırımlara odaklandığını söyledi.
Bu kapsamda İspanyol havayolu Air Europa’daki yatırımın Latin Amerika’ya erişimi güçlendirmek açısından stratejik önem taşıdığını belirten Şeker, “Havayolunun tamamını istemiyoruz. Stratejik ortak olmak istiyoruz.” ifadesini kullandı.
THY’nin Air Europa’da yaklaşık yüzde 25-27 seviyesinde azınlık payına sahip olması öngörülüyor. Yaklaşık 300 milyon avroluk yatırım için İspanya hükümeti haziran ayında onay verirken, işlemin tamamlanmasına ilişkin diğer düzenleyici süreçlerin devam ettiği bildirilmişti.
Şeker, Air Europa süreci tamamlanmadan başka bir Avrupa havayolunu satın alma arayışına girilmesinin düşünülmediğini de belirtti.

HAVACILIK EKOSİSTEMİNDEN DAHA FAZLA GELİR HEDEFLENİYOR
THY’nin gelecek dönem stratejisinin yalnızca yolcu taşımacılığıyla sınırlı olmayacağını belirten Şeker, kargo, bakım-onarım, yer hizmetleri ve teknoloji şirketlerinin de grubun gelirlerine daha fazla katkı sağlamasının hedeflendiğini söyledi.
Şeker, THY’nin farklı alanlardaki şirketlerini “farklı mükemmeliyet alanları” olarak nitelendirirken, bu yetkinliklerin yalnızca grup içinde kullanılmasının ötesine geçerek dış müşterilerden de gelir elde etmesinin amaçlandığını ifade etti.
THY’nin teknoloji şirketinde yaklaşık 2 bin 500 kişinin çalıştığını belirten Şeker, geliştirilen bazı yazılımların diğer hava yolu şirketlerinin de ilgisini çektiğini kaydetti.

800 UÇAKLIK HEDEFTE İSTANBUL HAVALİMANI KRİTİK ROL OYNUYOR
Şeker, THY’nin filo büyüklüğünün yaklaşık 550 uçağa ulaştığını ve uzun vadede 800 uçak seviyesine çıkma hedefinde İstanbul Havalimanı’nın kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
İstanbul Havalimanı’nın sağladığı kapasite ve bağlantı imkanları sayesinde THY’’nin büyümesini sürdürebildiğini ifade eden Şeker, kapasite artışının aynı zamanda operasyonel performans ve dakikliğin geliştirilmesine katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.
Şeker, THY’nin gelecek dönemde yolcu deneyimini geliştirmeye de daha fazla ağırlık vereceğini belirterek, havayolları arasındaki rekabette yalnızca yemek, koltuk ve uçak içi eğlence sistemlerinin belirleyici olmayacağını vurguladı.
“YOLCU İÇİN ZAMANINDA OPERASYON ÇOK ÖNEMLİ”
Şeker, yolcular açısından zamanında operasyonun kritik unsurlardan biri haline geldiğine dikkati çekerek, yaşanan aksaklıklarda yolcunun ne olduğunu anlayabilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Yolcuların gecikme ve aksaklıkları, nedenleri açıklandığında daha kolay tolere edebildiğini belirten Şeker, asıl sorunun yolcunun belirsizlik içinde bırakılması olduğunu söyledi.
THY’nin müşteri hizmetlerinde yapay zeka destekli sistemlerden yararlandığını belirten Şeker, sistemin farklı dillerde günde yaklaşık 12 bin müşteri sorusuna yanıt verdiğini aktardı.
İstanbul Havalimanı’nda da dijital teknolojilerin yolcuların kapı, lounge ve bagaj teslim noktalarına yönlendirilmesinde kullanıldığı belirtildi.

YENİ BUSINESS CLASS KOLTUĞU KASIMDA A350’LERDE
Şeker, THY’nin yeni Crystal Business Class süitinin yolcu deneyimindeki farklılıkları azaltmaya yönelik önemli adımlardan biri olduğunu söyledi.
Yeni ürünün öncelikle Airbus A350 uçaklarında kullanılmasının planlandığını belirten Şeker, ilk uçaklarda uygulamanın kasım ayında başlamasının beklendiğini ifade etti.
THY’nin mevcut Boeing 777 filosunda 2-3-2 Business Class koltuk düzeninin bulunduğuna dikkati çeken Şeker, yeni Crystal ürününün doğrudan koridor erişimi sağlayacağını ve ilerleyen dönemde Boeing 777 uçaklarının retrofit programında da kullanılmasının planlandığını kaydetti.
PREMIUM ECONOMY 2028’DE GELİYOR
Şeker, THY’nin uzun süredir eksikliği hissedilen Premium Economy sınıfını da filosuna dahil edeceğini açıkladı.
İhale sürecinin tamamlandığını belirten Şeker, Premium Economy kabininin 2028’in ikinci yarısında ilk olarak Airbus A350 uçaklarında hizmete girmesinin planlandığını bildirdi.
Ürünün daha sonra Boeing 787 ve belirli Boeing 777 uçaklarına da yaygınlaştırılması hedefleniyor.
THY, daha önce Premium Economy konusunda rakiplerinden farklı bir strateji izlerken, Şeker’in açıklaması şirketin bu konudaki yaklaşımını değiştirdiğini ortaya koydu. Şeker, daha önce haziran ayında IATA Genel Kurulu sırasında yaptığı açıklamada Premium Economy’nin A350’lerde 2028’in başlarında başlayabileceğini belirtmişti.

THY BÜYÜMEDE YENİ BİR DÖNEME GİRİYOR
THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Şeker’in açıklamaları, şirketin son 10 yıldaki hızlı filo ve destinasyon büyümesinin ardından yeni bir döneme yöneldiğine işaret ediyor.
Şirket, yeni dönemde daha fazla destinasyon açmaktan ziyade mevcut hatlarda frekansları artırarak bağlantı imkanlarını güçlendirmeyi, Air Europa gibi stratejik ortaklıklarla yeni pazarlara erişmeyi, kargo, bakım, teknoloji ve yer hizmetleri gibi alanlardan elde edilen gelirleri artırmayı ve yolcu deneyimini teknolojiyle geliştirmeyi hedefliyor.
THY’nin bu stratejisi, şirketin küresel ölçekte büyüklüğünü artırırken operasyonel verimlilik ve yolcu memnuniyetini de aynı anda geliştirmeye odaklandığı yeni bir büyüme anlayışını ortaya koyuyor.

