Türk Hava Yolları (THY), filosunu büyütme, yeni nesil kabin ürünleri geliştirme ve küresel uçuş ağını genişletme hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, 2026 Farnborough Airshow kapsamında şirketin gelecek dönem planlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Şeker, uçak üreticilerinde yaşanan tedarik zinciri sorunlarına rağmen THY’nin büyüme hedeflerini koruduğunu belirterek, şirketin on yıl sona ermeden yaklaşık 100 yeni uçağı filosuna katmayı planladığını söyledi.
THY filosuna yeni uçaklar katmaya devam edecek
THY, 2026 yılının ilk beş ayında filosuna 25 yeni uçak dahil ederken, yıl sonuna kadar 11 uçağın daha filoya katılması bekleniyor. Şirketin 2027 yılı planlamasında ise 25 uçağın satın alma, 15 uçağın ise kiralama yöntemiyle olmak üzere toplam 40 yeni uçağın filoya eklenmesi hedefleniyor.
Murat Şeker, küresel uçak üreticilerindeki gecikmelere de dikkati çekerek, yaklaşık 33 ila 50 uçağı etkileyen toplam 300 aylık teslimat gecikmesi yaşandığını ifade etti.
Teslimat süreçlerinde 6 ila 9 aylık gecikmeler bulunduğunu belirten Şeker, 2027 yılından itibaren üretim ve teslimat süreçlerinde daha belirgin bir iyileşme beklediklerini kaydetti.

Büyümede öncelik Asya ve Güney Amerika
THY’nin gelecek dönem büyüme stratejisinde Asya ve Güney Amerika pazarları ön plana çıkıyor. Şirket, Bangkok uçuşlarını haftalık 20 frekansın üzerine çıkarırken, Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh hattında tam kapasiteye ulaştı.
Güney Amerika’da Santiago uçuşları Airbus A350-900 uçaklarıyla günlük olarak gerçekleştirilirken, Caracas aktarmalı Lima seferlerinin 2027 yılında başlatılması planlanıyor.
Çin pazarında ise Şanghay, Pekin ve Guangzhou hatlarında günlük iki frekansa ulaşılması hedefleniyor.
ABD’de Newark hattına ek olarak Minneapolis ve Orlando yeni destinasyon seçenekleri arasında değerlendiriliyor.

“Çok agresif büyümeyeceğiz”
THY’nin son beş yılda 35 yeni noktaya uçuş başlattığını hatırlatan Şeker, gelecek dönemde daha dengeli ve kontrollü bir büyüme stratejisi izleneceğini söyledi.
Şeker, uçuş ağı konusunda çok agresif hareket etmeyeceklerini, yüksek performans gösteren ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli bulunan pazarlara odaklanacaklarını ifade etti.
A320neo motor süreci devam ediyor
THY’nin Airbus A320neo filosunda kullanılacak motor seçimi konusunda CFM International ile yürütülen görüşmelerin sürdüğü belirtildi. THY, Türk Hava Yolları Teknik AŞ’nin daha kapsamlı bakım yetkisine sahip olmasını isterken, düzenleyici süreçler ve ihracat kontrolü konuları anlaşmanın önündeki önemli başlıklar arasında bulunuyor. Bu nedenle Boeing 737 MAX siparişleriyle ilgili görüşmelerin de henüz ilerleme aşamasına geçmediği bildirildi.
Premium Economy kabini 2028’de geliyor
THY, yaklaşık 15 yıl aradan sonra Premium Economy kabinini yeniden yolcularının hizmetine sunmaya hazırlanıyor. Yeni kabin konseptinin ilk olarak Airbus A350-1000 uçaklarında kullanılması planlanıyor. Premium Economy sınıfının ekonomi kabini kapasitesinin yaklaşık yüzde 8-9’luk bölümünü oluşturması bekleniyor.
Hedef Avustralya’ya aktarmasız uçuş
THY’nin uzun vadeli hedefleri arasında İstanbul’dan Avustralya’ya direkt uçuş başlatmak da bulunuyor. Şirket, Airbus A350-1000ULR uçaklarıyla Sidney ve Melbourne hatlarında aktarmasız operasyon gerçekleştirmeyi planlıyor.
İlk direkt uçuşun Sidney’e yapılması, Melbourne hattının ise 2028 yılında başlatılması hedefleniyor.
THY ayrıca ilerleyen dönemde Brisbane ve Perth şehirlerine de aktarmasız uçuş düzenleme seçeneklerini değerlendiriyor.

Orta Doğu krizi operasyonları etkiledi
İran-İsrail gerilimi nedeniyle THY, 10 ülkedeki 21 destinasyona uçuşlarını geçici olarak durdurdu. Bu süreçte boşta kalan uçak kapasitesi, Afrika, Orta Asya, Güneydoğu Asya ve Avrupa’da talebin güçlü olduğu hatlara yönlendirildi.
Prof. Dr. Murat Şeker, bölgedeki kapasitenin yıl başına göre yaklaşık yüzde 40 azaldığını ancak toplam kapasitenin korunmasının başarıldığını belirtti.
Yakıt maliyetlerinde 3,5 milyar dolarlık artış beklentisi
Artan petrol fiyatlarının THY’nin yıllık yakıt maliyetlerine etkisine değinen Şeker, yakıt faturasının yaklaşık 3,5 milyar dolar yükselmesinin beklendiğini açıkladı. Buna rağmen artan maliyetlerin tamamının bilet fiyatlarına yansıtılmadığını belirten Şeker, güçlü kargo operasyonları ve yolcu gelirlerindeki artışın maliyet baskısını dengelediğini ifade etti.

