ABD Ulaştırma Güvenliği İdaresi (TSA) bütçesinde kesintiye gitmeyi planlayan Başkan Donald Trump, havalimanı güvenlik taramalarında özelleştirmeyi genişletmeyi hedefliyor.
2027 bütçe teklifine göre yıllık yaklaşık 12 milyar dolarlık bütçeye sahip TSA’da 52 milyon dolarlık tasarruf sağlanması amaçlanıyor. Bu kapsamda, halihazırda uygulanan ‘Tarama Ortaklığı Programı-Screening Partnership Program (SPP)’ adlı modelin daha fazla havalimanında devreye alınması planlanıyor.
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETİ YAYGINLAŞTIRILACAK
SPP kapsamında, güvenlik kontrolleri federal görevliler yerine özel güvenlik şirketleri tarafından yürütülüyor. Ancak program tamamen federal hükümet denetiminde kalmaya devam ediyor. Mevcut durumda ABD genelinde 20 havalimanında bu sistem uygulanıyor.
Özellikle Orlando International Airport ve San Francisco International Airport gibi büyük havalimanlarında özel güvenlik personeli görev yapıyor. Üniformaların benzerliği nedeniyle yolcular çoğu zaman bu farkı ayırt edemiyor.
TSA 11 EYLÜL SALDIRILARI SONRASI KURULDU
Yetkililer, modelin federal güvenlik uygulamalarına kıyasla maliyet avantajı sağladığını belirtirken, yeni dönemde önceliğin küçük ölçekli havalimanları olacağı ifade ediliyor.
TSA, 11 Eylül saldırıları sonrasında havacılık güvenliğini standartlaştırmak amacıyla kurulmuştu. Ancak kurumun etkinliği ve uygulamaları uzun süredir tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bazı Cumhuriyetçi siyasetçiler, TSA’nın yolcular üzerinde gereksiz ve müdahaleci aramalara yol açtığını savunarak kurumun tamamen kaldırılmasını talep ediyor. Öte yandan, mevcut özelleştirme planının bu eleştirileri tamamen karşılamayacağı çünkü güvenlik kuralları ve denetimin yine TSA’da kalacağı değerlendiriliyor.

