ABD Yüksek Mahkemesi, Alaska’da bir yolcunun alkollü içecek yasağı bulunan bir yerleşim yerine götürmek üzere uçağa bira almasının ardından uçağına el konulmak istenen pilot Kenneth Jouppi’nin başvurusunu incelemeyi kabul etti.
Alaska’da 80’li yaşlarında olan Jouppi, yaklaşık 14 yıldır 1969 model Cessna U206D tipi uçağının devlet tarafından müsadere edilmesini engellemek için hukuk mücadelesi veriyor.
Davanın merkezinde, yaklaşık 95 bin dolar değerindeki uçağın, bir kabahat kapsamında işlenen suç nedeniyle devlet tarafından müsadere edilmesinin ABD Anayasası’nın 8. Ek Maddesi’nde yer alan “aşırı para cezalarını” yasaklayan hükme aykırı olup olmadığı bulunuyor.
YOLCUNUN BAGAJINDAN 72 KUTU BİRA ÇIKTI
Olay, Nisan 2012’de Jouppi’nin Alaska’nın Fairbanks kentinden, alkollü içeceklerin ithalatı ve bulundurulmasının yasak olduğu uzak Beaver yerleşimine yolcu taşımaya hazırlanması sırasında yaşandı.
Eyalet polisi, uçuş öncesinde uçağı ararken bir yolcunun alışveriş çantasından görünen 6’lı bira paketini fark etti. Yapılan aramada uçakta toplam yaklaşık 72 kutu, diğer bir ifadeyle yaklaşık 9 galon bira bulundu.
Yolcu alkollü içecekleri taşıdığını kabul ederken Jouppi ve sahibi olduğu hava taksi şirketi KenAir de alkollü içeceklerin “kuru” olarak nitelendirilen Beaver’a taşınması suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
Jouppi 2012’de suçlu bulunarak 3 gün hapis, 3 yıl denetimli serbestlik ve 1500 dolar para cezasına çarptırıldı. Uçağın da suçun işlenmesinde kullanıldığı gerekçesiyle müsadere edilmesi gündeme geldi.
95 BİN DOLARLIK UÇAK İÇİN 14 YILLIK HUKUK MÜCADELESİ
Jouppi, uçağın değerinin yaklaşık 95 bin dolar olduğunu belirterek, uygulanan yaptırımın işlenen suçla orantısız olduğunu savundu.
Alaska’daki alt mahkemelerde yıllarca devam eden davada uçağın müsaderesinin anayasal açıdan “aşırı” olup olmadığı tartışıldı. Alaska Yüksek Mahkemesi ise Nisan 2025’te, olayın koşulları dikkate alındığında uçağın tamamen müsadere edilmesinin ABD Anayasası’nın Aşırı Para Cezaları Maddesi’ni ihlal etmediğine hükmetti.
Mahkeme, Alaska’nın kırsal bölgelerinde alkollü içeceklerin yasa dışı şekilde taşınmasının ciddi toplumsal sonuçlara yol açabileceğini ve uçağın bu eylemde kullanılmış olmasının müsadereyi haklı kılabileceğini değerlendirdi.
ABD YÜKSEK MAHKEMESİ DAVAYI İNCELEYECEK
ABD Yüksek Mahkemesi, 20 Temmuz 2026’da Jouppi’nin başvurusunu kabul ederek davayı önündeki dosyalara dahil etti. Duruşmaların 2026 sonbaharında yapılması bekleniyor.
Jouppi, yıllardır sürdürdüğü mücadelenin artık yalnızca uçağını kurtarmaktan ibaret olmadığını belirterek, bunun hükümetin vatandaşların mülkiyetine yönelik yetkilerinin sınırları açısından önemli olduğunu savunuyor.
Jouppi’nin avukatları, yaklaşık 95 bin dolar değerindeki bir uçağın bir kabahat nedeniyle tamamen devlet mülkiyetine geçirilmesinin “aşırı ve orantısız” bir yaptırım olduğunu ileri sürüyor.
Alaska yönetimi ise uçağın, alkollü içeceklerin yasak olduğu yerleşim yerlerine taşınmasında kullanıldığını ve eyaletin müsadere yasalarının bu tür eylemleri caydırmayı amaçladığını savunuyor.
KARAR MÜSADERE UYGULAMALARINI ETKİLEYEBİLİR
ABD Yüksek Mahkemesi’nin vereceği kararın yalnızca Jouppi’nin uçağı açısından değil, ülkedeki mal varlığına el koyma uygulamalarının sınırları bakımından da önem taşıması bekleniyor.
Mahkemenin değerlendirmesi, suçlarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle uçak, otomobil, tekne veya diğer değerli varlıkların devlet tarafından müsadere edilmesinde “orantılılık” ölçütünün nasıl uygulanacağına ilişkin yeni bir hukuki çerçeve oluşturabilir.
Jouppi’nin yaklaşık 14 yıldır sürdürdüğü dava, böylece küçük bir miktar alkollü içeceğin taşınmasıyla başlayan ve ABD Anayasası’ndaki mülkiyet hakları ile devletin müsadere yetkilerinin sınırlarının tartışıldığı ulusal ölçekte bir davaya dönüşmüş oldu.

