Airbus, küresel ticari havacılık sektörünün önümüzdeki 20 yılda yaklaşık 42 bin yeni uçağa ihtiyaç duyacağını öngörürken, talebin önemli bölümünün Asya-Pasifik bölgesinden gelmesini bekliyor.
Airbus’ın 2026-2045 dönemini kapsayan Global Market Forecast (GMF) raporuna göre, dünya genelinde 20 yıl içinde toplam 42 bin 60 yeni ticari uçağa ihtiyaç duyulacak. Bu uçakların hem hava taşımacılığındaki büyümeyi karşılaması hem de yaşlanan filoların yenilenmesi amacıyla kullanılması bekleniyor.
ASYA-PASİFİK BÖLGESİ TALEBİN MERKEZİNDE
Reuters’ın Airbus verilerine dayandırdığı haberine göre, söz konusu yeni uçakların yaklaşık yüzde 45’inin Asya-Pasifik bölgesine teslim edilmesi öngörülüyor. Bölgenin özellikle Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya’daki hızlı hava trafiği artışı nedeniyle küresel uçak talebinin ana merkezlerinden biri olması bekleniyor.
Airbus’ın tahminlerine göre Çin, gelecek 20 yılda 8 bin 830 yeni yolcu uçağına ihtiyaç duyacak. Hindistan için öngörülen ihtiyaç 3 bin 480 uçak olurken, Asya-Pasifik’in Çin ve Hindistan dışındaki ülkeleri için 6 bin 880 uçaklık talep bekleniyor.
Airbus, özellikle Hindistan’ın hava taşımacılığında en hızlı büyüyen pazarlardan biri olacağını öngörüyor. Şirket, Hindistan’daki iç hat yolcu trafiğinin yıllık büyüme tahminini yüzde 9,3’e yükseltirken, Çin’in iç hat trafiğine ilişkin büyüme beklentisini yüzde 4,7 seviyesinde tutuyor.

42 BİN UÇAĞIN 19 BİN 820’Sİ FİLO YENİLEME İÇİN
Airbus’ın tahmininde dikkat çeken unsurlardan biri de yeni uçak ihtiyacının tamamının kapasite artışından kaynaklanmaması.
Şirket, 42 bin 60 uçaklık toplam ihtiyacın 19 bin 820’sinin emekliye ayrılacak eski nesil uçakların yerine kullanılacağını, 22 bin 240 uçağın ise filoların büyümesinden kaynaklanan ek kapasite ihtiyacını karşılayacağını öngörüyor.
Bu tablo, önümüzdeki 20 yılda havayollarının yalnızca büyüyen yolcu talebine yanıt vermek için değil, aynı zamanda yakıt tüketimi ve işletme maliyetleri daha yüksek eski uçaklarını yeni nesil modellerle değiştirmek için de önemli miktarda yatırım yapacağını gösteriyor.
SINGLE-AISLE UÇAKLAR ÖNE ÇIKACAK
Airbus’ın öngörüsüne göre 42 bin 60 yeni uçağın 33 bin 920’si single-aisle, 8 bin 140’ı ise widebody kategorisinde olacak.
Böylece toplam yeni uçak talebinin yaklaşık yüzde 81’ini single-aisle uçaklar oluşturacak. Widebody uçakların payı ise yaklaşık yüzde 19 seviyesinde kalacak.
Single-aisle uçaklara yönelik yüksek talebin, havayollarının daha düşük yoğunluklu şehir çiftlerinde doğrudan seferler başlatmasına ve geleneksel hub yapısının dışına çıkan yeni rotalar oluşturmasına katkı sağlaması bekleniyor.

HAVA TRAFİĞİ 2045’TE İKİ KATTAN FAZLA ARTACAK
Airbus, küresel yolcu trafiğinin gelecek 20 yılda yıllık ortalama yüzde 3,9 büyümesini bekliyor. Şirketin tahminine göre 2045 yılına gelindiğinde dünya genelindeki hava trafiği iki katından fazla artarak yılda yaklaşık 10 milyar yolcuya ulaşacak.
Bu büyümede küresel ekonominin genişlemesi, şehirleşme, orta sınıfın büyümesi ve uluslararası göç hareketlerinin etkili olması bekleniyor. Airbus, 2045’e kadar küresel orta sınıf nüfusunun yaklaşık 1,4 milyar kişi artacağını öngörüyor.
KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ ŞEHİRLERİN ÖNEMİ ARTACAK
Airbus’ın tahmininde gelecek dönemin havacılık ağı açısından önemli değişimlerden biri de şehirleşmenin daha küçük kentlere doğru kayması olarak öne çıkıyor.
Şirket, küçük ve orta ölçekli şehirlerin büyük metropollere kıyasla daha hızlı büyümesinin, havayollarını yeni şehir çiftleri arasında doğrudan bağlantılar kurmaya yönelteceğini belirtiyor.
Bu kapsamda A220 ve A321XLR gibi yeni nesil uçakların, daha önce ekonomik açıdan mümkün olmayan bazı doğrudan rotaların açılmasını kolaylaştırması bekleniyor. Daha uzun menzilli A330neo ve A350 gibi widebody uçakların da yeni uluslararası bağlantıların oluşturulmasında rol oynaması öngörülüyor.

FİLOLARIN YAKLAŞIK TAMAMI YENİ NESİL UÇAKLARDAN OLUŞACAK
Airbus’a göre dünya genelindeki yolcu uçağı filosu 2025 sonunda yaklaşık 23 bin 310 uçaktan oluşuyor. Bu sayının 2045’te yaklaşık 45 bin 550 uçağa yükselmesi bekleniyor.
Şirket, yeni nesil uçakların küresel filodaki payının 2026’da yaklaşık yüzde 39 seviyesindeyken 2045’te neredeyse yüzde 100’e ulaşacağını tahmin ediyor.
Daha yakıt verimli ve düşük emisyonlu uçakların yaygınlaşmasının, havayollarının işletme maliyetlerini azaltırken sektörün emisyon hedeflerine de katkı sağlaması bekleniyor.
Airbus, bölgesel çatışmalar, yüksek yakıt fiyatları ve tedarik zinciri sorunları gibi kısa vadeli risklerin hava taşımacılığına yönelik uzun vadeli talebi önemli ölçüde değiştirmediğini belirtiyor. Şirketin değerlendirmesine göre nüfus, ekonomik büyüme ve artan hava ulaşımı ihtiyacı, önümüzdeki 20 yılda uçak talebinin temel belirleyicileri olmaya devam edecek.

