İGA İstanbul Havalimanı Üst Yöneticisi (CEO) Selahattin Bilgen, İngiltere’nin Heathrow Havalimanı’na üçüncü pist yapılmasını onaylamaması durumunda ülkenin ekonomik büyüme açısından önemli fırsatları kaçırabileceğini belirterek, İstanbul Havalimanı’nın aşamalı geliştirme modelinin büyük ölçekli projelerin maliyetlerini kontrol altında tutma konusunda örnek oluşturabileceğini ifade etti.
İngiltere merkezli City AM gazetesine konuşan Bilgen, Heathrow Havalimanı’nın üçüncü pist projesine destek verdiğini belirterek, havacılık bağlantılarının geliştirilmesinin yalnızca ilgili ülkeye değil, bütün bölgeye fayda sağladığını söyledi.
Bilgen, Heathrow’un Avrupa’nın en iyi bağlantılara sahip havalimanlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Heathrow muhteşem bir havalimanı. Avrupa’ya iyi bağlantılar sağlayan, dünyanın en iyi havalimanlarından biri. Havacılık sektörü adına konuşan biri olarak, daha iyi hava ulaşımı bağlantılarının yalnızca ülke için değil, bütün bölge için daha iyi olduğuna inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa’nın en yoğun havalimanı olma yarışında Heathrow’u geride bırakan İstanbul Havalimanı’nın CEO’su Bilgen, daha büyük bir Heathrow ile rekabet etmekten memnuniyet duyacağını ifade etti.
İngiltere’de üçüncü pist projesinin geleceğine ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde konuşan Bilgen, projenin iptal edilmesi ihtimalinin ülkenin ekonomik büyüme hedefleri açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkati çekti.

HEATHROW’UN ÜÇÜNCÜ PİSTİ TARTIŞMALARI SÜRÜYOR
İngiltere’de Heathrow Havalimanı’na üçüncü pist yapılmasına ilişkin plan, ülkenin ekonomik büyüme hedefleri çerçevesinde uzun süredir gündemde bulunuyor.
Projenin destekçileri, üçüncü pistin İngiltere’ye yeni istihdam ve yatırım olanakları sağlayacağını, Heathrow’un uluslararası aktarma merkezi konumunu korumasına yardımcı olacağını savunuyor. Karşı çıkanlar ise genişlemenin İngiltere’nin iklim hedefleriyle bağdaşmadığını ve maliyetlerin öngörülen bütçeyi aşabileceğini belirtiyor.
Heathrow’un üçüncü pistinin faaliyete geçişinin mevcut planlamaya göre 2039’u bulması bekleniyor. Projenin maliyetinin ise 49 milyar sterline ulaşabileceği ifade ediliyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve eski Maliye Bakanı Rachel Reeves, daha önce Heathrow’un genişletilmesini ekonomik büyüme planlarının önemli unsurlarından biri olarak değerlendirmişti. Ancak son dönemde yapılan açıklamalarda projenin geleceğine ilişkin siyasi desteğin netleşmediği görülüyor.
Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın projeye mesafeli yaklaşması ve Başbakan Starmer’ın üçüncü pist konusunda açık bir destek açıklamasında bulunmaması, planın geleceğine ilişkin tartışmaları artırdı.
Projenin iptal edilmesi ihtimalinin, genişlemeyi destekleyen sendikalar, hava yolu şirketleri ve imalat sanayisi temsilcileriyle de görüş ayrılıklarına yol açabileceği belirtiliyor. Projenin planlama aşamasında ilgili işletmeciler tarafından yüz milyonlarca sterlin harcandığı kaydediliyor.

İSTANBUL HAVALİMANI’NIN AŞAMALI GELİŞİM MODELİ ÖRNEK GÖSTERİLDİ
Bilgen, İstanbul Havalimanı’nın inşası ve geliştirilmesi sürecinde benimsenen aşamalı yaklaşımın başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.
Türkiye’nin başkentinin eski havalimanından farklı bir alanda inşa edilen İstanbul Havalimanı, 2018’de iki pistle hizmete açıldı. Projenin ilk aşamasının 7 milyar avroya mal olduğunu belirten Bilgen, havalimanının sonraki yıllarda genişletilmeye devam ettiğini ve bir pistin daha hizmete alındığını aktardı.
Bilgen, ilave pistlerle birlikte havalimanının toplam kapasitesinin daha da artırılmasının planlandığını, mevcut geliştirme sürecinde toplam yatırım tutarının 9,2 milyar avroya ulaştığını bildirdi.
İstanbul Havalimanı’nın aşamalı biçimde geliştirilmesinin kolay bir süreç olmadığını ve çeşitli riskler barındırdığını ifade eden Bilgen, buna rağmen uygulanan modelin başarılı olduğunu belirtti.
Bilgen, “İstanbul’da uyguladığımız genel yaklaşım oldukça iyi sonuç verdi. Kolay değildi ve riskliydi ancak örneğimiz, bu yöntemin başarılı olabileceğini kanıtladı. Başardıklarımızla gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Havalimanı’nın farklı aşamalarda geliştirilmesinin, büyük ölçekli havalimanı projelerinde yatırım maliyetlerinin yönetilmesi açısından önemli bir deneyim sunduğu değerlendiriliyor.
HEATHROW WEST PROJESİ MALİYETLERİ DÜŞÜRMEYİ HEDEFLİYOR
Heathrow’un genişletilmesi için mevcut işletmeci Heathrow Airport Limited’in yanı sıra otel yatırımcısı Surinder Arora’nın önerdiği alternatif plan da gündemde bulunuyor.
Heathrow Airport Limited, yaklaşık 3 bin 500 metre uzunluğunda yeni bir pist inşa edilmesini öngören bir plan sundu. Projenin hayata geçirilmesi halinde İngiltere’nin en önemli otoyollarından M25’in güzergahının değiştirilmesi gerekecek.
Şirket, genişlemenin ekonomik faydalarının elde edilebilmesi için tam uzunlukta bir pistin gerekli olduğunu savunuyor.
Surinder Arora’nın Heathrow West adıyla sunduğu alternatif plan ise ilk aşamada 2 bin 400 metre uzunluğunda daha kısa bir pist inşa edilmesini öngörüyor. Bu yaklaşımın, projenin maliyetini ve inşaat süresini azaltabileceği belirtiliyor.
Arora’nın önerisine göre, ilk pistin hizmete girmesinin ardından hükümet, daha kapsamlı genişleme çalışmalarının yapılıp yapılmayacağına karar verebilecek. Bu yöntemle projenin başlangıçta hedeflenen 2035 takvimine yetiştirilmesi amaçlanıyor.
Alternatif teklifin, hükümetin genişleme kararını onaylaması halinde Heathrow için değerlendirilebilecek başlıca seçeneklerden biri olması bekleniyor.

HAVA ULAŞIMI BAĞLANTILARI EKONOMİK FAALİYETLERİ DESTEKLİYOR
Bilgen, havacılık sektörünün gelişmesi ve havalimanlarının uluslararası aktarma merkezi konumunu korumasının ülkeler açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
Hava ulaşımı bağlantılarının güçlenmesinin turizmden lojistiğe, ticari faaliyetlerden kültürel etkileşime kadar birçok alanda olumlu sonuçlar doğurduğunu belirten Bilgen, İstanbul Havalimanı’nın kısa süre içerisinde bu gelişmelerden önemli ölçüde fayda sağladığını ifade etti.
Bilgen, “Gelişmiş hava ulaşımı bağlantılarının daha fazla turizme, lojistiğin güçlenmesine, ticari faaliyetlerin artmasına ve daha iyi kültürel etkileşime yol açtığını gözlemleyebilirsiniz. Biz de kısa bir süre içerisinde bu gelişmelerden önemli ölçüde faydalandık ve sonuçlarını gördük.” değerlendirmesinde bulundu.
İngiltere Ulaştırma Bakanlığı’ndan ise konuya ilişkin açıklama istendiği belirtildi.

