Herdem Aviation Yayın Yönetmeni Murat Herdem THY’nin 150 uçaklık Boeing 738 MAX siparişindeki gecikmenin neden kaynaklandığını ve THY’nin bir sonraki adımını yazdı…
THY’nin Boeing 737 MAX siparişine motor krizi nasıl aşıldı?
Bundan tam bir yıl önce, yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD programı sırasında THY ile Boeing arasında 75 adet Boeing 787 Dreamliner uçağını kapsayan anlaşma imzalanmıştı. O imza sırasında dar gövde olarak Boeing 737 MAX için anlaşıldığı duyurulsa da motor üreticisi ile anlaşma sağlanamadığı için 737 MAX siparişi aynı hızda sonuçlanmamıştı.
Geçen bir yılda THY’nin Boeing’den 737 MAX alma niyeti güncelliğini hep korudu. Peki, Boeing ile 100’ü kesin, 50’si opsiyon olmak üzere 150 uçağa kadar uzanan anlaşmanın ana çerçevesi belli olmasına rağmen neden mutabakat sağlanamadı?
Boeing tarafında sorun yoktu çünkü imzaların gecikmesinin temel nedeni uçağın kendisinden çok motor tarafındaki pazarlıklardı.
Boeing 737 MAX ailesinde, havayollarının motor seçme şansı bulunmuyor. MAX’ın tek motor seçeneği var. O da CFM International tarafından üretilen LEAP-1B.
Airbus’ın A320neo ailesinde ise durum farklı. Havayolları CFM’in LEAP-1A motoru ile Pratt & Whitney’in PW1100G motoru arasında tercih yapabiliyor. Doğal olarak bu rekabet, uçak siparişlerinde havayolunun motor üreticileri karşısındaki pazarlık gücünü artırıyor.
737 MAX’ta ise maalesef böyle bir alternatif yok.
Bu nedenle THY ile Boeing arasındaki uçak pazarlığı büyük ölçüde ilerlemiş olsa da motor tarafındaki ticari şartların netleştirilmesi zaman aldı. Çünkü yüzlerce motoru, yedek motorları, bakım anlaşmalarını ve uzun yıllara yayılan operasyon maliyetlerini kapsayan bu süreç, milyarlarca dolarlık ayrı bir organizasyonu kapsıyor.
BOLAT SIK SIK ŞİKAYET EDİYORDU
THY, motor konusunda GE Aerospace tarafıyla uzun süredir yoğun görüşmeler yürütüyordu. THY’nin bir önceki Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, motor üreticisine sitemlerini zaman zaman dile getiriyor, monopol pazarda fiyatların yukarı çekildiğini ifade ediyordu. Üstelik pazarlığın konusu yalnızca motorların sürekli yukarı yönlü değişen satın alma fiyatı değildi. Yedek motorların maliyeti, bakım ve onarım şartları, parça fiyatları, motorların kullanım süresince uygulanacak servis anlaşmaları ve toplam işletme giderleri de masadaydı. Tabii bunun yanı sıra İstanbul’da motor bakım merkezi projesi de taraflar arasındaki en önemli konu başlıklarından biriydi.
Gelinen noktada , Boeing 737 MAX için tek motor üreticisine bağlı olunması, motor tarafındaki görüşmeleri tıkadı ve uzattı.
Zor da olsa bugün itibarıyla sipariş için tüm şartlar oluştu ve anlaşma imza altına alındı. Bundan sonraki süreçte hem uçakların teslimat takvimi hem de motor bakım merkezi konusunda nasıl bir yol izleneceği önem taşıyor. THY’nin bu konuda da anlaşma sağladığını düşünürsek Rolls-Royce ve Pratt & Whitney’den sonra üçüncü büyük motor üreticisi ile de İstanbul’da motor bakım merkezi kurmuş olacak. Bu, ülkemiz açısından da ciddi bir offset başarısı anlamına gelir. Bunun altını özellikle çizmekte fayda var.
ŞİMDİ SIRA BÖLGESEL UÇAKTA
THY, dar gövde siparişinde puzzle’ın eksik parçasını geç de olsa tamamladı. Şimdi bir başka hedef var… 15+15’lik bölgesel jet siparişi!
Masada şimdilik iki seçenek var. A220 ve E2…
Orada THY’nin tercihi ne olacak henüz belli değil ama Airbus A220 ve Embraer E2 uçaklarının motor seçeneklerini ve üreticilerle THY’nin ortaklıklarını düşündüğümüzde, sanki motor konusunda Boeing 737 MAX kadar zorlanma olasılığı yok gibi…

