Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş), işveren temsilcileriyle 25 Eylül’de gerçekleştirilen toplantıda, üyelerden gelen onam sürecine ilişkin talepler ile ücret düşüşlerine yönelik itirazların işveren tarafına iletildiğini, ancak herhangi bir değişiklik veya iyileştirme yapılmayacağının bildirildiğini açıkladı.
Hava-İş Yönetim Kurulundan yapılan açıklamaya göre, toplantıya İnsan Kaynakları Başkanı, Uçuş İşletme Başkanı, Kabin Hizmetleri Başkanı, Ekip Planlama Başkanı ve ilgili birim yöneticileri katıldı.
Açıklamada, onam sürecinin başlamasının ardından üyelerden sendikaya ulaşan şikayet ve çözüm önerilerinin işveren temsilcilerine aktarıldığı belirtildi.
İşveren tarafının ise şirket politikası gereği bireysel ücretlerdeki düşüşlerin kişi bazında açıklanmayacağını, gerekli hazırlıkların tamamlandığını ve herhangi bir değişiklik veya iyileştirme yapılmayacağını bildirdiği kaydedildi.
İşverenin, “RED” kararı veren çalışan sayısına göre aksiyon alacağını belirttiği ifade edilen açıklamada, bu yaklaşımın belirsizliği artırdığı ve çalışanlara yönelik bir çözüm sunmadığı savunuldu.
HAVA-İŞ’İN DEĞERLENDİRMELERİ
Hava-İş açıklamasında, üyelerden istenen onamlarda ücret düşüşlerinin rakamsal olarak netleştirilmediği ve ekonomik kaybın açık biçimde gösterilmediği ileri sürüldü.
Bu durumun “aydınlatılmış rıza” ve “belirlilik” ilkeleri açısından sorun oluşturduğu savunulan açıklamada, İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında esaslı değişiklik öngören onam metinlerinin, işten çıkarılma baskısı altında imzalatılmaya çalışıldığı iddia edildi.
Sendikanın kurumsal onay vermediği süreçte, işverenin sendika temsilcilerine toplu işçi çıkarımı konusunda yazı göndermesinin de eleştirildiği açıklamada, bunun fesihlerin ekonomik veya işletmesel gerekçelerden ziyade sendikanın tutumuna karşı çıkan üyeleri cezalandırma amacı taşıdığı yönünde değerlendirildi.
Hava-İş, “RED” oyu veren üyelerin iş sözleşmelerinin feshedilmesi halinde bu fesihlerin geçersiz olacağını savundu.
Açıklamada, ücret ve çalışma koşullarındaki değişiklik taleplerinin sendika tarafından kabul edilmediği belirtilerek, sürecin gelişmelerinin şeffaf şekilde kamuoyu ve üyelerle paylaşılmaya devam edileceği bildirildi.

